Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2022/5257 E. , 2024/68 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1660 E., 2022/452 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan red ile hükmün onanması İlk Derece Mahkeme
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2022/5257 E. , 2024/68 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1660 E., 2022/452 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan red ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2020 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 3. Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafiinin istinaf talebi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli kararı ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıklar hakkında üst sınırdan hapis cezası verilmesi gerektiğinin gözetilmemesine ilişkindir. 2. Sanıklar müdafiinin temyiz istekleri ise, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna lişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'in, aralarında gönül ilişkisi olan sanık ... ile evde bulundukları sırada, sanık ...'in resmi nikahlı eşi olan katılan ...'ın eve gelerek sanıkları birlikte görmesi üzerine, sanık ...'in katılan ...'ı dairenin dış kapısından içeriye doğru çektiği, ardından sanıkların, katılanı darp ederek gitmesine izin vermedikleri, katılanın lavaboya gitme bahanesiyle evden ayrıldığı iddiasına ilişkindir. 2. Adli Tıp Kurumu'nun 31.10.2019 tarihli raporunda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir. 3. Katılan, aşamalarda istikrarlı ve değişmez beyanlarda bulunmuştur. 4. Sanık ..., tevil yollu ikrar içeren savunmada bulunmuştur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... Demir'in içeriye girmek istemeyen katılanı kolundan tutup evin içerisine sokmak ve içeride sanık ... Demir ile birlikte darp ederek katılanın bu kez de dışarıya çıkmasına engel olmak şeklindeki eylemlerinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınarak, sanıklar hakkındaki temel cezanın fiil ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde belirlenmemesi gerektiği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanıklar hakkında yeniden hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanıklar hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken "suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı" dikkate alınarak belirlenen temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesine bir aykırılık bulunmamış, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmayan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiş, sanıklar müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. 3. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içesinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.