Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12202 E. , 2025/3075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/639 E., 2021/385 K. SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; t
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12202 E. , 2025/3075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/639 E., 2021/385 K. SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2021 tarihli ve 2019/119 Esas, 2019/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'a (2313 sayılı Kanun) aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukların karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2020/639 Esas, 2021/385 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın, imam evi olarak yapılan ve metruk hale gelen binada 2018 Nisan ayına kadar kaldığını, bu süre içerisinde binada kendisinden başka kimsenin bulunmadığını beyan ettiği; tanık A.B.’nin da bu beyanı doğruladığı; kenevirlerin boyları ile sanığın metruk binada kaldığı sürenin uyumlu bir gelişme gösterdiği; sanığın, 25 yıldır uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesine rağmen, maddeleri kimden temin ettiğini bilmediğini söyleyerek kaçamak ve tutarsız cevaplar verdiği; kenevirden elde edilebilecek esrar miktarıyla birlikte değerlendirildiğinde, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, metruk binada kenevir bitkilerinin ekili olduğu ihbarı üzerine, ele geçirilen kenevirlerin sanığın yetiştirdiği iddiasına ilişkin olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi ve aynı Kanun'un 303/1-a maddesinde yer alan düzenlemeler karşısında; İlk Derece Mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın ''hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Aramaya ilişkin tutanak, tanık beyanları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 29.03.2021 tarih, 2020/639 Esas, 2021/385 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.