İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13029 Karar: 2024/8513 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13029 K.2024/8513

8. Ceza Dairesi 2024/13029 E. , 2024/8513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1275 E., 2022/222 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün;

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13029 E. , 2024/8513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1275 E., 2022/222 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün;

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13029 E. , 2024/8513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1275 E., 2022/222 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir 18. Sulh Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2014/218 Esas, 2014/624 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay(Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 05.12.2018 tarihli ve 2018/2113 Esas, 2018/5748 Karar sayılı kararı ile 10.06.2014 tarihli hükmün 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. C. Kanun yararına bozma ilâmı üzerine yapılan yapılan yargılama sonucunda İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2019/583 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararı ile durma karar verilmiştir. D. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2019/1275 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık 24.03.2022 tarihli dilekçesi ile "eksik inceleme ile verilen hükmün bozulmasını" beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR Takdiren basit yargılama usulü sanığın üstün yararı gözetilip değerlendirme yapılarak seçilmemiş ve genel hükümlere göre yargılama yapılmasına karar verilmiştir. 03.10.2012 tarihinde devriye görevini ifa eden polis ekibinin kimlik kontrolü için sanık ...'ın yanına gittiklerinde, sanığın içmek amacıyla üzerinde taşıdığı esrarı yere attığı, THC ihtiva eden bitki kırıntısı olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında tedavi ve denetim serbestlik uygulanmasına dair karar verildiği, verilen 26.03.2013 tarihli bu kararın 09.04.2013 tarihinde kesinleşmekle sanık hakkında tedavi ve denetim serbestlik tedbiri uygulandığı, sanığın tedavi ve denetim serbestlik tedbirine uymaması nedeni ile sanık hakkında İzmir 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/218 Esas, 2014/624 Karar sayılı dosyası ile 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, verilen kararın 11/09/2014 tarihinde kesinleştiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/12/2017 tarihli kanun yararına bozma talebi sonucu, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/2113 Esas, 2018/5748 Karar sayılı ilamı ile; sanık hakkında verilen denetimli serbestlik kararının infazı sırasında sanığın çağrı yazısına karşın 10 gün içinde müdürlüğe başvurmaması sonucunun hükümlülüklere uygun davranmamakta "ısrar" olarak kabul edilemeyeceği, sanığa "ısrar etmiş sayılacağına" ilişkin ikinci bir tebligatın yapılmasının gerektiği, değerlendirilmesi ile İzmir 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/218 Esas, 2014/624 Karar sayılı mahkumiyet ilamının kanun yararına bozulmasına karar verildiği, bozma soncu verilen durma kararının kesinleşmesi sonucu sanık hakkında yeniden uygulanan denetim serbestlik dosyasında sanığa 29.05.2019 tarihli ve 14.06.2019 tarihli tebligatlar uyarınca sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığı, bu şekilde denetimli serbestlik tedbirine çıkarılan iki tebligata rağmen uymamakta ısrar etmiş sayılan sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu, her ne kadar sanık tarafından suçlama inkar edilmiş ise de; 26.03.2013 tarihinde İzmir 18. Sulh Ceza Mahkemesin'de alınan beyanında eylemini ikrar ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla; sübut bulan suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 10.06.2014 tarihli hükmün sanık lehine kanun yararına bozulması üzerine Yargıtay(Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 05.12.2018 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 10.06.2014 tarihli hükümle tayin edilen 6.000,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 24.03.2022 tarihli hükümle, 10 ay hapis cezasına hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu tespit edilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2019/1275 Esas, 2022222 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere “ancak aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 6.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine, bozma öncesi karardaki gibi 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca para cezasının 1’er aylık sürelerle 20 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin yazılması ve buna bağlı olarak 5237 saylı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, geri kalan fıkra numaralarının da bu duruma göre teselsül ettirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla