Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13109 E. , 2024/8377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2980 E., 2020/1219 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13109 E. , 2024/8377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2980 E., 2020/1219 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 17.09.2018 ve 23.09.2018 tarihli eylemleri sebebi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.11.2018 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.05.2019 tarih, 2018/1187 Esas, 2019/584 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. C. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 01.07.2020 tarihli, 2019/2980 Esas, 2020/1219 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; Mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanığın 17.09.2018 tarihinde tanık ... ... ve ...' a 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunan sentetik kannabinoid maddesi içeren uyuşturucu maddeyi sattığının tanık ... ...' ın olayın sıcağı sıcağına müdafi huzurunda alınan beyanı, tanık ...' ın müdafi huzurunda alınan ve sanık ile hiç buluşmadığı yönündeki yalan beyanı, 17.09.2018 tarihli fiziki takip tutanağı ile sabit olduğu, tanık ... ...' ın kovuşturma aşamasındaki beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşıldığından sanığın bu eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının (a) bendi,53,63 ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılmasına, Sanık hakkında 23.09.2018 tarihli eylemi nedeniyle de uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davasının açıldığı, ancak sanığın bu eyleminde üzerinde yakalanan bu uyuşturucu maddeyi satmak amacıyla üzerinde bulundurduğuna dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulundurmadığı, sanığın bu uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla yanında bulundurduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası,53 ve 58 inci maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanık hakkında suç tarihinden önce 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasından verilip kesinleşen hapis cezalarının bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından sadece sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın 17.09.2018 tarihinde ... ...'a uyuşturucu madde sattığı ve 23.09.2018 tarihinde ise üzerine uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince sanık ...'ın İlkadım ilçesi Kadıköy Mahallesi Kadıköy Parkı içerisinde bulunan ağaçlık alanda uyuşturucu madde ticareti yaptığı, gelen şahıslara üzerinden veya zula tabir edilen gizli yerde saklamış olduğu uyuşturucu maddeleri verdiği bilgisine ulaşıldığı, 17.09.2018 tarihinde sanık ...'ın saat 14.10 sıralarında parkın içerisinde oturmakta olan ve açık kimlik bilgileri sonradan tespit edilen uyuşturucu madde kullanıcıları ... ile ...'ın yanına gittiği, bir müddet konuştuktan sonra şahısların yanından ayrıldığı, yaklaşık 10-15 dakika sonra şahısları 50 metre daha aşağı bir yere yönlendirdiği, iki şahsın da takibe alındığı, şahısların halı saha kenarında bir sigara paketi ile uğraştıklarının görülmesi üzerine Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Ekiplerince yanlarına gidildiği, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın alınan yazılı talimatı doğrultusunda ... ve ... isimli şahısların üzerlerinde ve yakalandıkları çevrede arama yapıldığı, yapılan aramada ...'ın üzerinden şans kuponuna sarılı vaziyette sentetik kannabinoid maddesi olduğu değerlendirilen yeşil renkli bitki kırıntılarının, şahısların oturdukları beton merdiven üzerinde yapılan aramada şans kuponuna sarılı vaziyette sentetik kannabinoid maddesi olduğu değerlendirilen yeşil renkli bitki kırıntılarının ele geçirildiği, bu olayın üzerine sanık ...'ın yakalanmasına yönelik olarak fiziki ve istihbari çalışmalar yapılmış olup; 23.09.2018 tarihinde saat 17:00 sıralarında Kadıköy Mahallesi ... Sokak civarında durumundan şüphelenilen 55 *** 31 plaka sayılı aracın durdurulmak istendiği ancak aracın durmayarak kaçmaya devam ettiği, Anadolu Mahallesi Azerbaycan Sokağa gelindiğinde iki erkek şahsın koşarak sokak üzerinden kaçmaya çalıştıkları sırada yakalandıkları, yapılan kimlik tespitlerinde sanık ... ile ... olduklarının anlaşıldığı, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan alınan yazılı talimata istinaden şahıslar üzerinde ve yakalandıkları çevrede arama yapıldığı, yapılan aramada ...'ın pantolonunun sol çakmaklık cebinde esrar maddesi olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği; ... ... ve ... ... 'dan ele geçirilen bulgular üzerinde parmak izi tespit edilemediğinin belirtildiği; 24.09.2018 tarihli Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan sanık ...'a ait tek tabip raporunda sanığın idrar tarama testinde uyuşturucu madde tespit edilemediği ancak rapor içeriğine göre sanığın idrar testinde kretaninin değerlerinin normal değerlerin altında olması sebebiyle söz konusu test sonucuna itibar edilemeyeceğinin belirtildiği; soruşturma aşamasında tanık olarak ifadesi alınan ... ele geçirilen uyuşturucu maddelerden diğer tanık ... ile arasında bulunan paket içerisindeki uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu, söz konusu uyuşturucu maddeyi 20,00 TL karşılığında sanık ...'dan aldığını ifade etmiştir. Ancak bununla beraber mahkeme huzurundaki beyanında ise karakolda baskı altında ifade verdiğini sanık ...'dan uyuşturucu madde satın almadığını, olay günü sanık ...'ın yanlarına sigara almak için geldiğini bir uyuşturucu madde alım satımının olmadığını, ele geçirilen maddeleri ise baklavacı lakaplı başka bir şahıstan aldığını ifade etmekle ilk beyanından dönmüştür. Soruşturma aşamasında tanık olarak ifadesi alınan ... ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile bir alakası olmadığını kimseden uyuşturucu madde satın almadığını üzerinde ele geçirilen sentetik kannabinoid maddesinin ise ...'a ait olduğunu, söz konusu maddenin iddia kuponuna sarılı olduğunu gördüğünden meraktan eline aldığında polislerin gelip arama yaptıklarını ve bu esnada maddenin üzerinde yakalandığını beyanla söz konusu maddeleri sanıktan almadığını ifade etmiştir. Mahkeme huzurunda alınan beyanında ise olay günü sanığın yanlarına gelerek sigara aldığını, kendilerine uyuşturucu madde satmadığını beyan etmiştir. 23.09.2018 tarihli olaya ilişkin tanık olarak ifadesi alınan O.C. ise sanığın kendisine uyuşturucu madde satmadığını arama yapılıp sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilene kadar sanıkta uyuşturucu madde olduğunu bilmediğini ifade etmiştir. 17.09.2018 tarihli olaya ilişkin sanık aşamalarda vermiş olduğu beyanlarında 4 senedir uyuşturucu maddelerden esrar maddesini içtiğini, dosya tanıkları M.A. ve Z.A.'yı tanımadığını; tanıkların yakalandıkları olaya dair haberinin olmadığını, uyuşturucu madde satışı yapmadığını ifade ederek üzerine atılı suçlamayı reddetmiştir. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut istihbari rapor, tanık ...'ın soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanı ile uyuşturucu madde alışverişine dair belirleme içermeyen fiziki takip tutanağı haricinde başkaca ispat aracı söz konusu değildir. Söz konusu deliller bakımından yapılan değerlendirme de ise tanık ...'ın kovuşturma aşamasında beyanından dönerek ele geçirilen maddeleri sanıktan almadığını ifade etmesi bununla beraber olayın diğer tanığı ...'ın aşamalarda alınan beyanlarında ısrarlı bir şekilde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanıktan almadıklarını ifade etmesi karşısında tanık ...'ın soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanına itibar edilmemiş olup, fiziki takip tutanağı bakımından yapılan değerlendirme de ise her ne kadar olay günü sanık ile tanıkların iletişime geçtiği yazılmış ise de söz konusu iletişimin aralarında bir uyuşturucu madde alım satımı olduğu yönünde ispata yeter bir delil tespit edilememiştir. 23.09.2018 tarihli olaya ilişkin sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticaretini yaptığı yönünde soyut iddia harici başkaca bir delil mevcut olmadığı sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu madde esrarolduğu, kullanım sınırı dahilinde kaldığı, sanığın savunmasında uyuşturucu maddelerden esrar maddesini kullandığını ifade etmiştir. Sanığın alınan idrar tahlil raporu içeriğine göre test sonuçlarında her ne kadar uyuşturucu madde tespit edilememiş ise de rapor içeriğinde sanığın idrar testinde kretaninin değerlerinin normal değerlerin altında olması sebebiyle söz konusu test sonucuna itibar edilemeyeceği belirtilmiştir. İş bu durumda şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu noktada sanık savunmasına itibar edilmiş ve ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kullanmak maksadıyla bulundurduğu kanaatine varılmıştır. Sanığın uyuşturucu madde ticaretini yaptığını yönünde cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak müspet ve yeter delil elde edilemediği kanaatine varılmakla beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın 17.09.2019 tarihinde işlediği iddia olunan suçtan kolluk tarafından aranmakta olduğu, sanığın yakalanmasına yönelik çalışmalar kapsamında narkotik şube ekiplerinin Kadıköy mahallesi ... sokak civarında yapmış oldukları çalışmalar kapsamında 23.09.2018 tarihinde şüphe üzerine 55 *** 31 plakalı araca dur ikazında bulundukları, aracın dur ikazına uymayarak hızını arttırarak kaçtığı kovalamaca sonucu aracın ara sokaklardan takip edildiği ve Anadolu mahallesi Azerbaycan sokak üzerinde isimleri sonradan tespit edilen iki erkek şahsın sokak üzerinde kaçtıklarının görülmesi üzerine şahısların görevlilerce yakalandığı, isminin ... olduğu tespit edilen şahsın pantolon çakmak cebinde şeffaf sigara jelatinine sarılı vaziyette esrar ele geçirildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında ele geçen uyuşturucuyu kim olduğunu bilmediği bir şahıstan satın aldığını ve içmek amacıyla üzerinde bulundurduğunu beyan ettiği, ele geçen madde miktarı, ele geçiriliş biçimi ile sanık savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerindeki uyuşturucuyu içmek amacıyla bulundurduğu hakkında aynı suçtan verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri de bulunduğu dikkate alınarak, üzerine atılı kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurma suçunu işlediği sabit görülmüş olup cezalandırılmasına karar verilmiştir IV. GEREKÇE Sanığın 23.09.2018 tarihli eylemini yeni suç işleme kararı ile işlediği anlaşılmakla 17.09.2018 tarihli ... yönünden ayrı değerlendirme yapılmıştır. A. 17.09.2018 tarihli eyleme ilişkin yapılan incelemede; Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı istihbari raporu ile yakalanmasına yönelik çalışmalarda 17.09.2018 tarihinde sanığın fiziki takibi ile temyiz dışı sanıklar ... ve ... ... ile görüşme yaptığı ve 10-15 dakika sonra tekrar gelerek el işareti ile 50 metre uzaklıkta bir yere yönlendirdiği, şahısların takibi ile bulundukları yerde ve Z.A.'nın elindeki sigara paketinde uyuşturucu madde ile yakalandıkları, şahıslardan ... ...'ın müdafii huzurunda alınan beyanında ele geçen maddeyi sanıktan 20,00 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiği, kesintisiz şekilde takip üzerine düzenlenen olay tutanağı ile ... ...'ın ifadesinin birbirini destekler nitelikte olduğu ve uyuşturucu maddenin de ele geçtiği nazara alındığında sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, B. 23.09.2018 tarihli eyleme ilişkin yapılan incelemede; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması” kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Somut olayda, sanığın 23.09.2018 tarihli eylemi nedeniyle 5237 Sayılı Kanun'un 188 inci maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası değerlendirilmeksizin mahkumiyetine karar verilmiştir. UYAP ve adli sicil kaydından yapılan incelemede, sanığın 17.07.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca, 02.07.2014 tarihli karar ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, sanığın yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle 13.11.2014 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2015 tarihli ve 2014/699 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi ile Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 17.12.2019 tarih ve 2019/3300 Esas, 2019/8398 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usule uygun kesinleşmemesi sebebiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılama da Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.01.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmakla; Sanık hakkında, daha önce 17.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, 23.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, bu itibarla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm fiillerin tek suç olup bu durumun ancak cezanın alt sınırından uzaklaşma gerekçesi olabileceği, 17.07.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 23.09.2018 tarihli eylemin de erteleme kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği anlaşıldığından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde suçundan açılan tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 01.07.2020 tarihli, 2019/2980 Esas, 2020/1219 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.