İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13304 Karar: 2024/4779 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13304 K.2024/4779

8. Ceza Dairesi 2024/13304 E. , 2024/4779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/368 E., 2016/251 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisin

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13304 E. , 2024/4779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/368 E., 2016/251 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisin

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13304 E. , 2024/4779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/368 E., 2016/251 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, 20.09.2015 tarihinde sanığın aracının kolluk görevlileri tarafından şüphe üzerine durdurulduğu, araç durduktan sonra sanığın kaçmaya başladığı, araçta tanık A.S'nin kaldığı ve söz konusu araçta suça konu uyuşturucu maddelerin bulunduğu, bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve zamanı, suça konu uyuşturucu maddelerin bulunma şekli, miktarı ve içeriği, tanık A.S'nin aşamalardaki birbiri ile çelişkili ve dosya kapsamına göre başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçu yerine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu yönündeki Mahkemenin suç vasfına yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 1) 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yeniden düzenlenmiş olup yedinci fıkrasında "Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir." şeklinde ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında "Bu Kanunun; a. 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b. 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlenmelidir. Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinde yapılan araştırmada sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olmadığının ve sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemediğinin anlaşılması karşısında, değişen suç vasfı nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Kabul ve uygulamaya göre de; iddianamede sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması talep edildiği halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2015/368 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla