İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13556 Karar: 2024/5179 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13556 K.2024/5179

8. Ceza Dairesi 2024/13556 E. , 2024/5179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/202 E., 2016/198 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 say

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13556 E. , 2024/5179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/202 E., 2016/198 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 say

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13556 E. , 2024/5179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/202 E., 2016/198 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası,53 üncü maddesi ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca takdir edilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Karar 04.08.2015 tarihinde itirazın reddi ile kesinleşmiştir. C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2016/202 Esas, 2016/198 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın samimi ikrarı, ara sıra uyuşturucu kullandığına ilişkin beyanı ile iddianamede anlatıldığı gibi olay günü kullandığına ve bulundurduğuna dair dosya kapsamında somut ve kesin delil bulunmadığı, suç üstü hali bulunmadığından kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. B. Sanık soruşturma aşamasında uyuşturucu maddeyi kullandığını ikrar etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın uyuşturucu maddeler ile yakalanan diğer sanıklar ile olay yerinde yakalanmadığı, evde ele geçirilen uyuşturucu maddeler üzerinde parmak izi tespit edilince soruşturma kapsamına dahil edildiği, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, uyuşturucuların yakalandığı adreste ve başka yerde kimseye uyuşturucu ve uyarıcı madde satmadığını, ancak söz konusu eve bir iki kez gidip sanık ...’dan parasıyla satın alıp uyuşturucu içtiğini, yakalanmadan bir gün önce de uyuşturucuların yakalandığı adrese gittiğinde almak istediği meşeleri açıp içerisinde hangisinin uyuşturucusu fazla ise onu almak istediği baktığından, parmak izinin çıkmış olabileceğini beyan ettiği, isnad edilen uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğine dair, şüpheden uzak kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilemediği ancak, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu anlaşılan sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde satın alıp, kabul etmek, bulundurmak veya uyarıcı madde kullanmak kapsamında kaldığı kanaatine varılarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle hüküm açıkanarak mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanmayan sanığın, soyut beyanı dışında atılı suçu işlediğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli delil olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2016/202 Esas, 2016/198 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla