İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13612 Karar: 2024/4781 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13612 K.2024/4781

8. Ceza Dairesi 2024/13612 E. , 2024/4781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/795 E., 2016/457 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkis

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13612 E. , 2024/4781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/795 E., 2016/457 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkis

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13612 E. , 2024/4781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/795 E., 2016/457 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 22.12.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde 05.03.2015 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, 09.11.2014 günü kolluk görevlileri rutin devriye görevlerini ifa ederken sanığın bulunduğu parka geldikleri, parkta sanık ... ile temyiz dışı arkadaşlarının oturduğu, sanığın arkadaşlarının polisi görünce olay yerinden ayrıldıkları ve sanığında elinde bulunan bir maddeyi yere attığı, bu maddenin uyuşturucu madde olduğu, bu eylem nedeniyle sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sonrasında danığın denetim sürecinde 05.03.2015'te yeniden uyuşturucu madde bulundurduğu, böylece sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını ihlal etmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığından kararın kesinleşmediği, bu nedenle ihlâl kabul edilen 05.03.2015 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; sanığın 09.11.2014 tarihli eyleminden sonra verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olarak kabul edilen 05.03.2015 tarihli olayda, sanık ...'in ön yolcu koltuğunda oturduğu ticari taksinin durdurulduğu, arka koltuktan ise temyiz dışı sanık Fırat Cura'nın indiği, suça konu uyuşturucu maddelerin Fırat'ın indiği koltuk üzerinde bulunduğu anlaşılmakla, kolluk tarafından tutulan olay tutanağı içeriği, sanık ...'in aşamalardaki savunmaları ve temyiz dışı sanık Fırat'ın beyanları ve tüm dava dosyası dikkate alındığında suça konu uyuşturucu maddeleri sanık ...'in kullanmak için bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeksizin, 05.03.2015 tarihli eylemin, 09.11.2014 tarihli eylem nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu kabul edilerek, durma kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2015/795 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla