Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14328 E. , 2024/6894 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/733 Esas, 2019/1060 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığını
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14328 E. , 2024/6894 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/733 Esas, 2019/1060 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2019/733 Esas, 2019/1060 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 23.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40785 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40785 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 191. maddesinin 6. fıkrasında "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklinde yer alan düzenleme gereğince aynı suçun tekrar işlenmesi hâlinde dahi tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği nazara alındığında, aynı tarihli suç sebebiyle ikinci kez verilen 19/12/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) 04/10/2018 tarihli kararı ile 25/04/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği gerekçesiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durma kararı verildiği de nazara alındığında, 25/04/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ işleminin yapılması gerektiği, bu hâlde usulüne uygun bir tebligat yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 26.01.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2016 tarihli ve 2016/263 Soruşturma, 2016/82 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" olarak gösterildiği, kararın suça sürüklenen çocuk müdafiine 16.05.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğun 01.06.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin belirlenmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2016 tarihli iddianamesi ile Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davası sonucunda Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2016/523 Esas, 2018/507 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediğinden bahisle açılan kamu davasının durmasına ve gereği için Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 19.10.2018 tarihinde kesinleştiği, B. Mahkemece yapılan ihbar üzerine; 26.01.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi için Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2018 tarihli ve 2018/3097 Soruşturma, 2018/106 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın suça sürüklenen çocuk müdafine 31.12.2018, suça sürüklenen çocuğa 10.01.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, C. Suça sürüklenen çocuğun 30.05.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin belirlenmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2019 tarihli, 2018/3097 Soruşturma, 2019/881 Esas, 2019/871 sayılı iddianamesi ile 26.01.2016, 01.06.2016, 30.05.2019 tarihli eylemler yönünden Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.10.2019 tarihli ve 2019/733 Esas, 2019/1060 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 23.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. E.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacaktır. Somut olayda; Suça sürüklenen çocuk hakkında Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmemiş olup, Mahkemenin durma kararı sonrası Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.12.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda da karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173 üncü maddesinin birinci fıkrasının karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" olarak gösterilmesi yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, ilk erteleme kararının usulüne uygun tebliğ edilmemesi, diğer erteleme kararının da kanun yolunun hatalı gösterilmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında erteleme süresi başlamayacağından 30.05.2019 tarihli eylemin de ihlal niteliğinde kabul edilemeyeceği, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde suça sürüklenen çocuk ve müdafine tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/733 Esas, 2019/1060 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.