Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14360 E. , 2024/7826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/252 Esas, 2020/240 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14360 E. , 2024/7826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/252 Esas, 2020/240 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2020/252 Esas, 2020/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 25.09.2020 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.01.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/4934 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/4934 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın 18/07/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/06/2015 tarihli ve 2015/7556 soruşturma, 2015/96 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 08/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve 24/07/2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, 06/03/2018 tarihinde kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 24/07/2018 tarihli ve 2018/12497 soruşturma, 2018/4171 esas, 2018/3794 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2019 tarihli ve 2018/358 esas, 2019/216 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, bahse konu kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 09/09/2020 tarihli ve 2020/1297 esas, 2020/1221 sayılı kararı ile bozulmasını takiben Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli ve 2020/613 esas, 2021/359 sayılı kararı ile 18/07/2014 tarihli ... bakımından sanığın beraatine, 06/03/2018 tarihli ... bakımından ise durma kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesi amacıyla Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına 22/04/2021 tarihinde müzekkere yazıldığı, Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2020 tarihli kararına konu suç tarihinin ise 14/03/2020 olduğu ve sanık hakkında söz konusu tarih itibarıyla verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı olmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı, sanığın gerçekleştirmiş olduğu 18/07/2014 ve 14/03/2020 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B. Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesi uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, başka bir suçtan dolayı Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanığın yüzüne karşı verilen 17.09.2020 tarihli kararda, ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı istinaf edebileceği hususu gösterilmediğinden, kanun yolu bildiriminin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı, bu nedenle anılan kararın da kesinleşmediği anlaşılmıştır. C. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.