Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14451 E. , 2025/1011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/41 E., 2022/123 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 24
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14451 E. , 2025/1011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/41 E., 2022/123 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6, 53, 54. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli, 2020/41 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7/2. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 03.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/11249 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40791 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Somut yargılamaya konu olayda, sanığın, 6545 sayılı Kanun’un ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin yürürlük tarihi olan 18/06/2014 tarihinden sonra, 08/12/2019 tarihli eylemi nedeniyle, daha önce aynı suçtan hakkında kamu davası açılması kararı olduğundan erteleme kararı verilmeksizin Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 24/12/2019 tarihli ve 2019/6042 Esas sayısı iddianamesi ile kamu davası açılması karşısında, Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca bir cezaya hükmedildikten sonra şartların varlığı halinde genel hükümler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği halde, şartları değerlendirilmeksizin 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Sanık ...'ın 08.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli, 2020/41 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 03.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddesinde, (1) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur" şeklinde yer alan düzenlemeye göre, İncelenen dava dosyası kapsamındaki suçun anılan düzenleme sonrasında, 08.12.2019 tarihinde işlendiği ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açıldığı, bu halde sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin özel bir düzenleme olup 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte kovuşturması devam eden suçlar hakkında uygulanabileceği, bu nedenle 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra işlenen ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. madde hükümlerine göre uygulama yapılan sanık hakkında 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli, 2020/41 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, 08.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle doğrudan açılan davada mahkûm edilmiş, ancak Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine dayanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi, yalnızca 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18.06.2014 tarihinde kovuşturması süren TCK 191 suçlarına uygulanabilen özel bir düzenlemedir; bu tarihten sonra işlenen suçlarda geçici 7/2'ye dayalı HAGB verilemez.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma kabul; suç 2014 sonrasında işlendiğinden geçici 7/2'nin uygulanamayacağı gözetilmeden HAGB kararı verilmesi hukuka aykırı bulunarak 309/4-a uyarınca bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: 18.06.2014 sonrası tarihli kullanma suçunda HAGB ancak genel hükümler (CMK 231) koşullarıyla verilebilir; geçici 7/2'ye dayalı HAGB, sanık lehine görünse de kesinleşince sonraki ihlalde aleyhe sonuç doğurabileceğinden hukuki dayanağı denetlenmelidir.