İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14553 Karar: 2025/3971 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14553 K.2025/3971

8. Ceza Dairesi 2024/14553 E. , 2025/3971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/665 Esas 2022/685 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlünün 13.08.2020, 08.09.2020 tarihli

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14553 E. , 2025/3971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/665 Esas 2022/685 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlünün 13.08.2020, 08.09.2020 tarihli

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14553 E. , 2025/3971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/665 Esas 2022/685 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlünün 13.08.2020, 08.09.2020 tarihli eylemleri hakkında ile; İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 43, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasın ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 14.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/26510 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54383 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre, Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 08/09/2020 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, 13/08/2020 tarihli eylemi dolayısıyla Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/55 esas sayılı dosyasında açılan kamu davasının incelemeye konu dosya ile birleştirilmesi üzerine, 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artttırım yapıldığında, 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği hâlde, hesap hatası yapılarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 13.08.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2021 tarihli iddianamesi ile Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/55 Esas, 2021/581 Karar sayılı kararı ile aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunması nedeniyle İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/665 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, B. Hükümlü hakkında, 08.09.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2020 tarihli iddianamesi ile İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli ve 2020/665 Esas, 2022/685 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43. ve 62/1. maddeleri uyarınca verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. C. Kanun yararına bozmaya konu dava dosyasınında, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artttırım yapıldığında, 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği hâlde, hesap hatası yapılarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle kanun yararına bozma talebinin kabul edilmesi gerekmekte ise de; Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61.maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Kanun yararına bozma istemine konu dava dosyasında: UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma ve hükümlünün güncel adli sicil kaydının incelenmesinde, 08.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2017 tarihli, 2017/11043 Soruşturma ve 2017/395 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılmadığı doğrudan dava açma koşullarının oluşup oluşmadığı denetlenememektedir. Hükümlü hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceği anlaşılmakla, bu konu Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istem yazısında ileri sürülmediğinden, 08.07.2017 tarihli eyleme ilişkin yapılan yargılama hakkında UYAP kayıtlarında ve fiziki dava dosyası içinde de bir bilgi ve belge bulunmadığından, anılan hususlar değerlendirildikten sonra kanun yararına bozma istemine konu karar hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla