İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14629 Karar: 2025/7875 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14629 K.2025/7875

8. Ceza Dairesi 2024/14629 E. , 2025/7875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/184 E. 2017/527 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14629 E. , 2025/7875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/184 E. 2017/527 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14629 E. , 2025/7875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/184 E. 2017/527 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2017/184 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 04.07.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2021/1640 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54321 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2013/14-102 Esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 03.12.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli ve 2016/1670 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymadığından bahisle infazının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2016/573 Esas, 2017/244 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleştirilmediği gerekçesiyle atılı suçtan beraatine dair kararın sanık hakkında verilen erteleme kararında başvurulacak yasa yolu ve süresi gösterilmediğinden kararın usulsüz kesinleştirildiğinden bahisle durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiğinden bahisle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/6866 Esas, 2018/946 Karar sayılı ilâmı ile kanun yararına bozulması akabinde, Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2018 tarihli ve 2018/257 Esas, 2018/365 sayılı kararı ile kamu davasının durmasına ve sanık hakkındaki denetimli serbestlik dosyasının infazının devamına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 21.05.2018 tarihinde kesinleştiği, İnceleme konusu 14.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla adı geçen sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 30.03.2017 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda da Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2017/184 Esas, 2017/527 sayılı kararı ile mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl süre denetim süresine tâbi tutulmasına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Somut olayda, Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2017/184 Esas, 2017/527 sayılı kararına konu 03.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının durma kararı nedeniyle geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği anlaşılmakla, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında 03.12.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli ve 2016/1670 Soruşturma, 2016/16 sayılı kararı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı verildiği, şüphelinin erteleme kararından sonra ihlali ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, erteleme kararında itiraz yolunun belirtilmemesi ve kamu davasının ertelenmesi kararının usulsüz kesinleşmesi sebebi ile Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2016/573 Esas, 2017/244 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında beraat kararı verildiği, 16.05.2017 tarihinde kesinleştiği, kanun yararına bozma talebi ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 25.01.2018 tarih ve 2017/6866 Esas, 2018/946 Karar sayılı kararı ile verilen bozma kararı sonrası Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2018 tarih, 2018/257 Esas, 2018/365 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 21.05.2018 tarihinde kesinleştiği, B. Sanığın, inceleme konusu 14.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2017 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.06.2017 tarihli ve 2017/184 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin 04.07.2017 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin 2. cümlesinde, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, İnceleme konusu olayda, Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2017/184 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararında 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan davaya dayanak olarak alınan 03.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının durma kararı nedeniyle geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde belirtilen kovuşturma şartının gerçekleşmediği, 14.11.2016 tarihli eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği anlaşılmakla, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.06.2017 tarihli ve 2017/184 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4- a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla