İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14697 Karar: 2025/8949 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14697 K.2025/8949

8. Ceza Dairesi 2024/14697 E. , 2025/8949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : 1- İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1- Mahkumiyet 2- Mahkumiyet 3-Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14697 E. , 2025/8949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : 1- İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1- Mahkumiyet 2- Mahkumiyet 3-Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14697 E. , 2025/8949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : 1- İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1- Mahkumiyet 2- Mahkumiyet 3-Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-4 (c). ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 16.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli kararı ile1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 16.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6., 53. ve 58. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli kararı ile1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 04.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/19175 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52391 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraza tabi olduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, Yine benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği cihetle, Dosyalar kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu 12/04/2018 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/06/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesini müteakip, sanığın yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verilmesini takiben, sanığın incelemeye konu 24/09/20 19... /02/2021 tarihli eylemlerinden dolayı önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, sonraki yargılamalar konusu suçlardan ötürü 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davaları açılması üzerine, sanığın 12/04/2018 tarihli eyleminden dolayı daha önce İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli kararı ile cezalandırılmasının yanı sıra, 24/09/20 19... /02/2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan da Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2021 tarihli ve 04/02/2022 tarihli kararları ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Somut olayda, sanığın 12/04/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçuna ilişkin olarak sanık hakkında verilen erteleme kararında itiraz süresinin ve mercinin gösterilmemesi nedeniyle ortada usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir erteleme kararından söz edilemeyeceği gibi şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğ edilmediği de nazara alındığında, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesinden söz edilemeyeceği, bu sebeple usulü ile açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; sanığın gerçekleştirmiş olduğu 12/04/2018, 24/09/20 19... /02/2021 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesinde, 2-Kabule göre de, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/814 esas, 2019/964 sayılı dosyasındaki suç tarihinin 12/04/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 06/11/2019 olduğu, Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2021 tarihli ve 2021/180 esas, 2021/1027 sayılı dosyasındaki suç tarihinin 24/09/2019, iddianame düzenleme tarihinin 05/04/2021 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, anılan dosyaların birleştirilmesi ve sanığın 12/04/20 18... /09/2019 tarihli eylemleri yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/814 Esas, 2019/964 Karar sayılı kararının yapılan incemesinde; 1. Şüpheli hakkında, 12.04.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2018 tarihli ve 2018/75621 Soruşturma, 2018/3753 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği ve kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, 2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2019 tarihli ve 2018/75621 Soruşturma, 2019/42829 Esas, 2019/33523 sayılı iddianamesi ile İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/814 Esas, 2019/964 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 16.12.2019 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. 4. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, 12.04.2018, 24.09.20 19... .02.2021 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, B. Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/1027 Karar ve 04.02.2022 tarihli ve 2021/570 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararlarının yapılan incemesinde; 1. Şüpheli hakkında, 24.09.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2021 tarihli ve 2017/1632 Soruşturma, 2021/154 Esas, 2021/151 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6, 53, ve 58. maddeleri uyarınca Kulu Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/1027 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 05.01.2022 tarihinde kesinleştiği , 3. Şüpheli hakkında, 11.02.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2021 tarihli ve 2021/210 Soruşturma, 2021/382 Esas, 2021/379 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 53, ve 58. maddeleri uyarınca Kulu Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 4. Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli ve 2021/570 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1.,62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın 04.03.2022 tarihinde kesinleştiği , Anlaşılmıştır. 5. Kanun yararına bozma istemine konu 24.09.20 19... .02.2021 tarihli eylemlerin, 12.04.2018 tarihli eylemine ilişkin verilen 14.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun gösterilmediği ve şüphelinin yanıltıldığı, 13.05.2021 tarihli eylemin erteleme kararından önce işlendiği anlaşılmakla; erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı,5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart gerçekleşmediğinden sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılamayacağı ve aynı nitelikte işlenen tüm suçlara ilişkin dosyaların birleştirilerek tek bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmesi 6. Kabule göre ise; İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/814 Esas, 2019/964 Karar sayılı dava dosyası suç tarihinin 12.04.2018, iddianame düzenleme tarihinin 06.11.2019 olduğu, Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/1027 Karar sayılı dava dosyası suç tarihinin 24.09.2019, iddianame düzenleme tarihinin 05.04.2021 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dava dosyaların birleştirilmesi ve sanığın 12.04.20 18... .09.2019 tarihli eylemleri yönünden 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/814 Esas, 2019/964 Karar, Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/1027 Karar ve Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli ve 2021/570 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla