Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14758 E. , 2025/11151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/245 Esas, 2020/279 Karar SUÇ :Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hüküm kurulmasına yer olmadığı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14758 E. , 2025/11151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/245 Esas, 2020/279 Karar SUÇ :Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hüküm kurulmasına yer olmadığı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4a, 53... . maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Zonguldak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/245 Esas, 2020/279 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın 02.10.2020 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 2022/12887 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42019 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/06/2020 tarihli ve 2020/2612 soruşturma, 2020/1191 esas, 2020/197 sayılı iddianame üzerine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, uyuşturucu maddenin miktarı itibariyle kullanım sınırında olduğu, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçu kapsamında olduğu, ancak bu suç nedeniyle soruşturma safhasında tefrik kararı verilerek ayrı soruşturma yürütüldüğünden bahisle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2020 tarihli kararı ile hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemede hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı gözetilerek, mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hüküm çeşitlerinden birisiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.06.2020 tarihli ve 2020/2612 Soruşturma, 2020/1191 Esas, 2020/197 sayılı iddianame ile açılan kamu davasında Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/245 Esas, 2020/279 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, uyuşturucu maddenin miktarı itibariyle kullanım sınırında olduğu, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçu kapsamında olduğu, ancak bu suç nedeniyle soruşturma safhasında tefrik kararı verilerek ayrı soruşturma yürütüldüğünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın 02.10.2020 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. 5721 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemede hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı gözetilerek, mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hüküm türlerinden birisiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Zonguldak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/245 Esas, 2020/279 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.