Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/17274 E. , 2025/2896 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/194 E., 2024/213 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/17274 E. , 2025/2896 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/194 E., 2024/213 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, ancak sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın, 17.03.2025, 27.03.2025 ve 09.04.2025 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyizine hasren yapılan incelemede temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli ve 2023/331 Esas, 2023/431 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/2, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.02.2024 tarihli ve 2024/194 Esas, 2024/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (sanık aleyhine) ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın kişisel kullanım sınırının çok üstündeki miktarda uyuşturucu madde ile yakalandığı ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin kendi beyanları dışındaki delillerle sabit olduğu, sanığın sübut bulan bu eylemden dolayı tutuklanması ve hakkında dava açılması sonrasında, bir kümeste bulunan ve kendisinde daha önce yakalanan maddelerin bakiyesi niteliğindeki uyuşturucu maddelerin yerini söylemesinin suçun niteliğini değiştirmeyeceği gibi, zaten sabit olan kendi suçunu ortaya çıkarma olarak da kabul edilemeyeceği, bu nedenle de sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık müdafinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın, 17.03.2025, 27.03.2025 ve 09.04.2025 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyizine hasren yapılan inceleme yapılmıştır. Dava dosyası kapsamına göre; 24.01.2023 tarihinde, sanığın valizinde yapılan arama neticesinde 5.045 gram toz esrar ile ele geçirilmesinden sonra, yargılama aşamasında bir kümeste bulunan ve kendisinde daha önce yakalanan maddelerin bakiyesi niteliğindeki uyuşturucu maddelerin yerini söyleyerek yapılan aramada yaklaşık 8 kg esrarın ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1. Suç tarihinde sanığın kişisel kullanım sınırının çok üstündeki miktarda uyuşturucu madde ile yakalandığı ve suçun sanığın ikrarı olmasa dahi mevcut delillerle sübuta erdiği, sanığın sübut bulan bu eylemden dolayı tutuklanması ve hakkında dava açılması sonrasında, bir kümeste bulunan ve kendisinde daha önce yakalanan maddelerin bakiyesi niteliğindeki uyuşturucu maddelerin yerini söylemesinin, suçun niteliğini değiştirmeyeceği gibi, sabit olan kendi suçunu ortaya çıkarma olarak da kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları bulunmadığı halde, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 2. Ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı gözetildiğinde alt sınırdan ayrılmak suretiyle ceza tayin edilmesinin gerektiği hususu gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR A. Sanık Müdafinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.02.2024 tarihli ve 2024/194 Esas, 2024/213 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozmanın nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanığın tutukluluk halinin DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.