Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/18439 E. , 2025/3638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/477 E., 2019/524 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2009 tarihli ve 2007/262 Esas, 2009/1
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/18439 E. , 2025/3638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/477 E., 2019/524 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2009 tarihli ve 2007/262 Esas, 2009/102 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 06.04.2009 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 08.11.2012 tarihinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hüküm, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2017/477 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararıyla açıklanarak, sanığın 10 ay hapis cezası ve 375,00 TL adli para cezası ve 750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2024/3400 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35753 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35753 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı olacak şekilde gerekçesiz karar verilmesinde, 2-Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, hüküm kurulurken anılan Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 13/1. maddesine göre hapis cezasıyla birlikte belirlenen 450,00 Türk lirası adli para cezası üzerinden, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 375,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak temel cezanın gün para cezası üzerinden tayin edilmemesine rağmen, hükmün başka bir fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca paraya çevirme işlemi yapılarak sanığın 750,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230, 232 ve 289. maddeleri gereğince, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 2. Kabulü göre de; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği belirlenmekle, 06.04.2009 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına müteakip beş yıllık denetim süresi içerisinde 08.11.2012 tarihinde suç işlediği anlaşılan hükümlü hakkında verilen hükmün aynen açıklanması gerekirken 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezasının yanı sıra ayrıca 750,00 TL adli para cezasına da hükmedilmek suretiyle çelişkiye neden olunması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2017/477 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.