Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/18973 E. , 2025/4392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9813 D.İş SUÇ :Yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARAR :Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığını
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/18973 E. , 2025/4392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9813 D.İş SUÇ :Yalan tanıklık İNCELEME KONUSU KARAR :Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2023 tarihli ve 2023/2752 Soruşturma, 2023/129737 Karar sayılı kararı ile şikayetçinin iddiaları ile ilgili yalan tanıklık suçundan şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.12.2023 tarihli ve 2023/9813 Değişik iş sayılı kararı ile reddine kesin olarak verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.03.2024 tarihli ve 2023/31698 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39146 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39146 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, şikayet dilekçesinde özetle; olay tarihinde müştekinin ortağı olduğu ...Kimya ve Plastik San. Tic. A.Ş. Firmasında muhasebe müdürü olarak çalışan şüphelinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/172020 sayılı soruşturma dosyasında şüpheli olarak alınan 06/12/2016 tarihli ifadesinde, müşteki adına alınan taşınmazlar için şirket kasasından para çıkmadığını, müşteki ...'in taşınmazları kendi parası ile aldığına yönelik beyanda bulunduğunu, aynı konu ile ilgili olarak bu defa Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/259 esasına kayden görülen davada tanık olarak verdiği ifadesinde ise alınan üç adet taşınmazın bedelinin şirket kaynakları kullanılarak ödendiğini, arsanın bir tanesinin kendi üzerine, diğer bir tanesinin ise ....... ... adına alındığını, şirket adına kredi çekildiğini ve çekilen kredilerin arsa alım bedellerini karşıladığını, kendi üzerine alınan arsanın bir yıl sonra satıldığını, satış bedelini müştekiye ödediğini ifade ettiğini ve bu şekilde, şüphelinin iki ifadesinin arasında çelişki bulunduğunu, Mahkemede vermiş olduğu ifadesi nedeniyle yalan tanıklık suçunu işlediğini beyan etmesi üzerine yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin vermiş olduğu ilk ifadesini şüpheli sıfatı ile verdiği, soruşturmada kendi aleyhine sonuç doğuracak ifade vermesi beklenemeyeceği, mahkemede verdiği ifadesi nedeniyle ise suç duyurusunda bulunulmadığından kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosyada mevcut Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben düzenlenmiş 05/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda, inceleme konusu gayrimenkullerin alım/satım, ödeme/tahsilat işlemlerine ilişkin şirket hesabında bir işlem görülmediği tespitine yer verilmiş olması, şüphelinin 28/11/2023 tarihli dilekçesinde ise, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/259 esas sayılı dosyasında daha sonra aldırılan ek bilirkişi raporunda, arsaların alım tarihlerinde şirket adına kredi kullanıldığı, kredi tutarının şirkete borç kaydı olarak muhasebeleştirildiği, şahıslar adına alınan arsaların 2021 yılında tekrar şirkete devredildiği tespitlerine yer verildiğini ifade etmesi karşısında, şikayet konusuna ilişkin hukuk mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, gerekli olması halinde sonucunun beklenmesi ve şüphelinin 28/11/2023 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; "Madde 158- "(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. (2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir." Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. 2.Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Şikayetçi vekilinin, şüphelinin yalan tanıklık suçunu işlediğinden bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin vermiş olduğu ilk ifadesini şüpheli sıfatı ile verdiği, soruşturmada kendi aleyhine sonuç doğuracak ifade vermesi beklenemeyeceği, mahkemede verdiği ifadesi nedeniyle ise suç duyurusunda bulunulmadığından kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Olay tarihinde şikayetçinin ortağı olduğu ... Kimya ve Plastik San. Tic. A.Ş. Firmasında muhasebe müdürü olarak çalışan şüphelinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/172020 Soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olarak alınan 06.12.2016 tarihli ifadesinde, şikayetçi adına alınan taşınmazlar için şirket kasasından para çıkmadığını, şikayetçini taşınmazları kendi parası ile aldığına yönelik beyanda bulunduğunu, aynı konu ile ilgili olarak bu defa Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/259 Esas sayılı dava dosyasında tanık olarak verdiği ifadesinde ise alınan üç adet taşınmazın bedelinin şirket kaynakları kullanılarak ödendiğini, arsanın bir tanesinin kendi üzerine, diğer bir tanesinin ise ...... adına alındığını, şirket adına kredi çekildiğini ve çekilen kredilerin arsa alım bedellerini karşıladığını, kendi üzerine alınan arsanın bir yıl sonra satıldığını, satış bedelini şikayetçiye ödediğini ifade ettiğini ve bu şekilde şüphelinin iki ifadesinin arasında çelişki bulunduğu ve yalan tanıklık tanıklık suçunu işlediği iddiası üzerine yapılan soruşturma sonunda, kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosyada mevcut Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben düzenlenmiş 05.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda, inceleme konusu gayrimenkullerin alım/satım, ödeme/tahsilat işlemlerine ilişkin şirket hesabında bir işlem görülmediği tespitine yer verilmiş olması, şüphelinin 28.11.2023 tarihli dilekçesinde ise, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/259 Esas sayılı dosyasında daha sonra aldırılan ek bilirkişi raporunda, arsaların alım tarihlerinde şirket adına kredi kullanıldığı, kredi tutarının şirkete borç kaydı olarak muhasebeleştirildiği, şahıslar adına alınan arsaların 2021 yılında tekrar şirkete devredildiği tespitlerine yer verildiğini ifade etmesi karşısında, şikayet konusuna ilişkin hukuk mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyasının getirtilerek incelenerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 08.12.2023 tarihli 2023/9813 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.