Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/20387 E. , 2024/8556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/396 E., 2024/221 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzer
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/20387 E. , 2024/8556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/396 E., 2024/221 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık ...'in 06.09.2024 tarihinde temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz talebine hasren yapılan incelemede 5271 sayılı Kanun'un298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2023 tarihli ve 2023/1567 Soruşturma, 2023/1517 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli ve 2023/355 Esas, 2024/15 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 22.02.2024 tarihli ve 2024/396 Esas 2024/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında etkin pişmanlık uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararında sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği takdiren 1/3 oranında indirim uygulanmasına, hükmün ilgili kısımları buna göre teselsül ettirilerek sonuç cezanın 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi sureti ile hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun hükmün düzeltilmesi sureti ile esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafii temyiz talebinde bulunmuş ise de, sanığın imzasını içeren 06.09.2024 tarihli tutanak içeriğine göre temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmıştır. B. Cumhuriyet savcısının temyiz talebi özetle, Sanığın kullanım sınırı üzerindeki uyuşturucu maddeyi kendisine ait olduğunu söyleyerek kolluk kuvvetlerine teslim ettiği, sanığın bu suretle kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği dikkate alınarak, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de sanığın kaba üst aramasında istihbari bilgi doğrultusunda ele geçirileceğini anladığı uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim etmesinin kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım olarak kabul edilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulama koşulları oluşmadığı halde ceza indirimine gidilerek eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, istihbari bilgi üzerine kolluk görevlilerince sanığın içerisinde bulunduğu aracın durdurulduğu, araçta bulunan sanığın kaba üst yoklamasında sentetik kannabinoit içeren uyuşturucu madde tespit edildiği, sanığın söz konusu maddeleri kendisinin kullandığını belirtilerek rızaen kolluk görevlilerine teslim ettiği iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyasında, olay tutanağı, ele geçen maddelerde sentetik kannabinoid bulunduğuna ilişkin kriminal inceleme raporu, sanığın el konulan telefonunda uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilen yazışmalara ilişkin bilirkişi raporu, kan, idrar ve saç analizine ilişkin rapor, tanık ifadeleri ile sanık ifade ve savunması mevcuttur. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, ele geçirilen maddenin sentetik kannabinodler grubunda yer alan ADB-4en-PINACA etken maddesi ihtiva ettiği, kişisel kullanım sınırının üzerinde olduğu, sanık hakkında düzenlen Adli Tıp Kurumu raporunda bu maddenin sanığın kan, kıl ve idrar örneklerinde bulunmadığı, ele geçen maddelerin içinde bulunan nikotinle ayrıştırılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle madde miktarının külli olarak değerlendirilmesinin gerektiği, sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu işlediğini inkar ederek, uyuşturucu maddeyi kullanmak amacı ile bulundurduğu yönündeki savunmasına itibar edilmediği, kişisel kullanım sınırını aşan uyuşturucu maddeleri ticari maksatla bulundurduğunun kabul edildiği gerekçesi ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, suç tarihinde sanığın Kozan ilçesine uyuşturucu getireceği yönünde bilgi alınınca, sanığın içinde bulunduğu dolmuşun durdurulduğu, istihbari bilgi nedeniyle usulüne uygun adli arama kararı alınması gerekirken, arama kararı alınmaksızın sanığın kaba üst araması yapıldığı esnada, sanığın kullanım sınırı üzerindeki uyuşturucu maddeyi kendisine ait olduğunu söyleyerek kolluk kuvvetlerine teslim ettiği, bu suretle kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu, ancak bu hususun yeniden yargılamaya ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın, düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu belirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden; Sanık müdafii kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 06.09.2024 tarihli tutanak içeriğine göre temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi yönünden; Dava dosyasına göre, sanık hakkında şehir dışından uyuşturucu madde getirteceği yönünde istihbari bilgi bulunduğu, bunun üzerine sanığın içerisinde olduğu dolmuşun kolluk görevlilerince durdurulduğu, sanığın kaba üst araması yapılırken üzerinde bulunan sentetik kannabinoid içeren kullanım sınırı üzerindeki uyuşturucu maddeyi kendisine ait olduğunu söyleyerek kolluk kuvvetlerine teslim ettiği, bu itibarla sanık aleyhine hükmedilen cezada 5271 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği indirim yapıldığı anlaşılmış ise de sanığın kaba üst aramasında istihbari bilgi doğrultusunda ele geçirileceğini anladığı uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim etmesinin kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım olarak kabul edilemeyeceği, sanık bu uyuşturucu maddeyi teslim etmese de ele geçirileceğinin muhakkak olduğu bu nedenle koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak sureti ile eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. V. HÜKÜM A. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 22.02.2024 tarihli ve 2024/396 Esas, 2024/221 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozmanın nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanığın tutukluluk halinin DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2024 tarihinde karar verildi.