İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/21652 Karar: 2024/8487 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/21652 K.2024/8487

8. Ceza Dairesi 2024/21652 E. , 2024/8487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/65 E. 2024/173 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/21652 E. , 2024/8487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/65 E. 2024/173 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/21652 E. , 2024/8487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/65 E. 2024/173 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2015 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.12.2023 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2024 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği; 1. Yapılan teşhis işleminin usule aykırı olduğuna, 2. Mağdurun tekrar beyanı alınmadan ve teşhis işlemi yaptırılmadan verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin uygulanmadığına, 4. Benzer suçlardan olan dosyaları ile birleştirme kararı verilmesi gerektiğine, 5. Suç tarihi itibariyle dava zamanaşımının dolduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun sahte para tedavüle koyduğu iddiasına ilişkindir. 2. Suçtan zarar görenin 20.11.2014 tarihli kolluğa müracaatında, 12.11.2014 tarihinde 16-17 yaşlarında siyah renkli, uzun dalgalı saçlı buğday tenli bir bayanın dükkanına gelip alışveriş yaptığını ve kendisine 200,00 TL'lik banknot verdiğini, parayı başka bir esnafa bozdurup para üstü verdiğini, sonradan parayı bozan şahsın gelip kendisine paranın sahte olduğunu söyleyince 155'i arayıp haber verdiğini, ancak sahte para veren şahsın o gün bulunamadığını, işlerinin yoğun olması nedeniyle aynı gün müracaatta bulunamadığını, parayı delip kasaya koyduğunu, müracaat tarihinde polisin arayıp eşgale uygun bir bayan olduğunu söylemesi üzerine polis merkezine geldiğini ve kendisine sahte para veren şahsı teşhis ettiğini belirterek şikayetçi olmuş ise de, savcılıkta alınan ifadesinde ve kovuşturma aşamasında, teşhis ettiği şahsın suça sürüklenen çocuk olduğundan ... olmadığına ya da sahte para veren şahsın suça sürüklenen çocuk olmadığına dair beyanlarda bulunduğu belirlenmiştir. 3. 20.11.2014 tarihli teşhis tutanağı ile suçtan zarar görenin, teşhise tabi tutulan şahıslardan elinde (1) numara bulunan suça sürüklenen çocuk ...'i göstererek olay günü kendisine sahte 200,00 TL veren şahıs olduğunu kesin ve net olarak teşhis ettiği belirlenmiştir. 4. 21.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile suça sürüklenen çocuğun duruşmada çekilen fotoğrafları ile teşhis işlemine ilişkin dosyada mevcut fotoğrafı arasında tam benzerlik olduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Aynı Suçtan Görülen Diğer Dosyalarla Birleştirilmesi Gerektiği Yönünden Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin yada suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu cihetle, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan kontrolde, suça sürüklenen çocuğun farklı yer ve zamanlarda gerçekleştirdiği parada sahtecilik suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyalarında gerek yakalanma gerekse iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki ve fiili kesintinin oluştuğu gözetildiğinde, sanığın iş bu dosyadaki eyleminin diğer suçlardan bağımsız olarak ayrıca cezalandırılması gerektiğinden, sanık müdafinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. B. Dava Zamanaşımının Gerçekleştiği Yönünden Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğa isnat edilen parada sahtecilik suçunun yaptırımının, 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası olduğu gözetildiğinde, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve ikinci fıkrası uyarınca olağan dava zamanaşımının 10 yıl, olağanüstü dava zamanaşımının ise 15 yıl olduğu, suça sürüklenen çocuğun bozma öncesi son savunmasının 29.06.2015 tarihinde alındığı, mahkumiyet kararının 13.05.2024 tarihinde verildiği, suç tarihinin ise 12.11.2014 tarihi olduğu gözetildiğinde, 10 ve 15 yıllık olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlenerek bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. C. Diğer Yönlerden 1. Suçtan zarar görenin aşamalardaki beyanları, teşhis tutanağı, 28.11.2014 havale tarihli dilekçe ve dava dosyası kapsamına göre, verilen eşgal doğrultusunda teşhis işlemine tabi tutulan suça sürüklenen çocuğun suçtan zarar gören tarafından eylemi gerçekleştiren şahıs olduğu yönünde kesin ve net olarak teşhis edildiği halde, 28.11.2014 tarihli savcılık beyanında, suça sürüklenen çocuğun vekili R.K.'nın etkisi ile teşhis ettiği suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştiren kişi olmadığı yönünde kafasında bir şüphe uyandığını, avukatın kendisinin adına bir dilekçe yazarak savcılığa vermesi konusunda ikna ettiğini ve bunun için kendisini adliyeye kadar suça sürüklenen çocuğun erkek arkadaşı olan M.U.'nun getirdiğini belirttiği, bu iddialarla ilgili olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca avukat R.K. hakkında görevi kötüye kullanma ve M.U. hakkında yalan tanıklık suçuna azmettirme suçundan soruşturma başlatıldığı, M.U. hakkında Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararı ile yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, suça sürüklenen benzer birçok eyleme karışıp buna dair dosyalarının da bulunduğu gözetildiğinde, suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2024 tarihli ve 2024/65 Esas, 2024/173 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla