Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22489 E. , 2024/9026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/167 E., 2021/279 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriye
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22489 E. , 2024/9026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/167 E., 2021/279 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2022/434 Esas, 2024/4218 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28/08/2024 tarihli ve 11 - 2021/137084 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri gereği sanık aleyhine yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu özetle, "Gerekçelerine Ceza Genel Kurulunun 06.03.2024 tarihli ve 2022/2-96 Esas, 2024/111 Karar sayılı kararında yer verildiği üzere, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeden, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar CMUK'un temyize kanun yoluna ilişkin maddeleri, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise CMK'nın sırasıyla istinaf ve temyiz kanun yoluna dair hükümler uygulanacağı, yerel Mahkemece sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılarak yarar sağlanması suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 06.07.2021 tarihi itibarıyla, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmiş ve istinaf kanun yolunun uygulamaya girmiş olması, sanığa ilişkin söz konusu bu hükmün bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce Yargıtay denetiminden geçmemiş olması nedeniyle, CMUK'un temyize ilişkin maddelerinin uygulanmasına imkân veren ve bu anlamda istisnai bir düzenleme olan 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının sanık hakkında uygulanma olanağının bulunmaması, usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan ve aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça hemen ve derhal uygulanma ilkesinin bir gereği olarak, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş kararlar bakımından yürürlükte bulunan muhakeme usulü kanunu olan CMK'nın istinaf ve temyiz kanun yolu incelemelerine ilişkin hükümlerinin uygulanacak olması, istinaf kanun yolunun uygulamaya girmesiyle birlikte ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin, Yargıtay dışında bölge adliye mahkemelerince de incelemesinin, diğer bir anlatımla üç dereceli yargı sisteminin, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ... bağlamında sağladığı güvence karşısında; Sanık ... hakkında sahte oluşturulan kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyetine dair hükmünün bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması ve daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemiş olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla anılan hükme yönelik istinaf talebinin merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi talep edilmesine rağmen, Yüksek Dairenizin itirazımıza konu 15.05.2024 tarihli kararı ile tebliğnamede belirtilen düşüncenin aksine, "Bağlantılı olan dosyaların kanun yolu denetiminin kül halinde Yargıtay tarafından yapılması gerektiği kabul edilerek işin esasına girilmesinin" hukuka aykırı olduğu, bu nedenle sanık hakkında verilen bozma kararının kaldırılması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE İtiraza konu dosyanın geçirmiş olduğu hukuki safahat incelendiğinde; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2008/147 (E) ve 2010/365 (K) sayılı kararı ile sanığın, zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan, 1 yıl 15 gün hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2016/4272 Esas, 2016/8004 Karar sayılı ilamı ile, "İddianame kapsamından, sanık ... hakkında American Express Banka ait 12 adet sahte üretilen kredi kartını kötüye kullanma suçundan açılan dava hakkında zamanaşımı süresince hüküm kurulabileceği" belirtilerek, zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan verilen kararın da bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06/07/2021 tarihli, 2016/167 E. 2021/279 K. sayılı kararı ile; sanık ...'in, daha önce karar verilmeyen kartlar ile ilgili sahte banka veya kredi kartını kullanarak haksız yarar sağlama suçundan , 3 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği ve dairemizin itiraza konu kararı ile sanığın hakkında verilen mahkumiyet hükümünün esastan incelenerek bozulmasına karar verildiği görülmüştür. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemeleri, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlamış olup, sanık hakkında, daha önce karar verilmeyen kartlar ile ilgili sahte banka veya kredi kartını kullanarak haksız yarar sağlama suçundan verilen mahkumiyet kararı da her ne kadar bu tarihten sonra verilmiş ise de; Sanığa tanınan ve korunan hak, ayrı ayrı istinaf veya temyiz ... değil, bir bütün halinde kanun yoluna başvuru hakkıdır. Ayrıca somut olayda mahkumiyete konu cezanın 5 yıldan az süreli olması karşısında, istinaf talebinin esastan reddi halinde, kararın ayrıca Yargıtay incelemesinden geçme ihtimalinin ortadan kalkacağı da açıktır. Bu bağlamda, Dairemizin 2016/4272 Esas, 2016/8004 Karar sayılı bozma ilamına konu eylemi ile bozmadan sonra verilen karara konu eylemi arasında hukuki ve fiili irtibat bulunan sanığın kanun yolu talebinin, usul ekonomisi ve hukuki güvenlik ilkesi gereği kül halinde daha üst merci olan Yargıtay tarafından incelenmesi, sanık aleyhine sonuç doğurmayacağı gibi sanığın hükmü istinaf etme hakkının elinden alması şeklinde de yorumlanamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2022/434 Esas 2024/4218 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi