İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/24620 Karar: 2025/3630 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/24620 K.2025/3630

8. Ceza Dairesi 2024/24620 E. , 2025/3630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/2840 E, 2024/2647 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma ü

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/24620 E. , 2025/3630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/2840 E, 2024/2647 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma ü

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/24620 E. , 2025/3630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/2840 E, 2024/2647 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34. maddesinin ikinci fıkrası ve 232. maddesinin altıncı fıkrasına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, 18.07.2024 tarihli, sanığın yüzüne karşı verilen kararda ''5271 sayılı CMK.'nun 272 ve 273 maddelerinde belirtilen Ankara Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yoluna..''denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru merciinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Yargıtay Bozma İlamı 1. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli, 2015/1005 Esas, 2016/625 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli, 2015/1005 Esas, 2016/625 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.10.2023 tarihli, 2021/7960 Esas, 2023/8154 Karar sayılı ilamıyla;''Sanık hakkında kurulan hüküm, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.2022 tarih ve 2022/6-28 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, iddianamede sevk maddesi ile iddianame metni arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, sevk maddesinin bir yanılgı sonucu olarak değil, aksine hukuki değerlendirmeye dayalı olarak belirlendiği ve söz konusu indirim maddesinin faile ilişkin olmayıp fiile yönelik olduğu, sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması hâlinin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığı durumlarda sanığa Türk Ceza Kanununun 35 inci maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmesi gerekeceğinden, 28.10.2015 tarihli iddianamede sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 35 inci maddesinin uygulanması talep olunduğu halde, ek savunma hakkı verilmeden ilgili maddenin uygulanmaması suretiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 226 ncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunmasının'' hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B.Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2024 tarihli, 2023/2840 Esas, 2024/2647 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 140 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Suça konu işlemin katılanın rızasıyla gerçekleştiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, yeterli delilin bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın katılanın uğradığı 1.000 TL'lik zararı giderdiğine, kararın hukuka ve usule aykırı olduğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; katılan ...'ın 15.06.2015 tarihinde cep telefonunu 0850***07 numaralı telefondan arayan şahsın, "Finansbank'tan aradığını, banka ödemeleri düzenli olduğu için biriken puanlarla Galaxy S6 cep telefonunu yarı fiyatına alabileceğini" söylemesi üzerine kart bilgilerini karşı tarafla paylaştığı, katılanın Finansbank kredi kartı bilgileri kullanılarak sanığın yetkilisi olduğu Hedef Danışmanlık isimli iş yerinden 999,00 TL harcama yapılması ve sanığın bu suretle atılı başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanığın savunmasında ''Hedef Danışmanlık'' firmasının kendisine ait olduğunu ve çağrı merkezi işlettiğini, müşterilere tablet ve akıllı telefon satışı yaptığını ve müşteriler onay verirse 3D Güvenlik sistemi ile işlem yaptığını, katılan tarafından satın alınan telefonun kargo ile gönderildiğini ve teslim edildiğini, katılanın ise kendisine kargo ile telefonun geldiğini ancak gelen telefonun değerinin 100 TL olduğunu, almak istediği telefonun ise 2.500 TL olduğunu, 999 TL'yi bankaya ödemek zorunda kaldığını beyan ettiği, irsaliyeli faturada yer alan tarihin katılanın arandığı tarihin aynı olduğu, sanık tarafından gönderilen ürünün katılana 16.06.2015 tarihinde teslim edildiği, katılanın telefonunun sanığa ait işyeri tarafından aranması üzerine katılan ile sanık adına sanığın emir ve talimatları doğrultusunda hareket eden işyeri çalışanının aralarında anlaşıp gerçekleşen işleme onay verdiği, katılanın hileli şekilde aldatılarak suça konu kartın bilgilerini paylaştığı, gelen telefonun sipariş edilenden kalitesiz ve daha ucuz neviden olduğu belirtilmesine rağmen geri iadenin sanık tarafından sağlanmadığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesi kapsamında ''Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık''suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip gerektiğinde üst mahkemeye görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 245/1. madde ve fıkrasında tanımlanan başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi, hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli, 2023/2840 Esas, 2024/2647 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanığın çağrı merkezi hattından aranan katılana, banka puanıyla telefonu yarı fiyatına alabileceği söylenerek kart bilgileri alınmış, kartından 999 TL harcama yapılmış ve katılana sipariş edilenden daha ucuz/kalitesiz bir telefon kargolanmıştır. Bozmaya uyularak kurulan mahkumiyet temyiz edilmiştir.

Hukuki İlke: Kart bilgileri hile ile alınıp harcama karşılığında mağdura sipariş ettiğinden kalitesiz ve daha ucuz bir ürün gönderilip iadesi de sağlanmamışsa, eylemin başkasının kartını izinsiz kullanma değil bilişim sistemleri ile banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir.

Uygulama Sonucu: Bozma; suç vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli dolandırıcılık yönünden değerlendirme ve gerektiğinde üst mahkemeye görevsizlik kararı verilmeden mahkumiyet kurulması nedeniyle sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Çağrı merkezi eylemlerinde mağdura karşılık olarak bir ürün/kargo gönderilmiş ve aldatma tam bir hizmet satışı görüntüsü yaratmışsa, fiil 245 yerine daha ağır nitelikli dolandırıcılığa (ve ağır ceza görevine) kayabilir; suç vasfı ve görev bu ihtimale göre tartışılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla