Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/274 E. , 2025/2294 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/223 E. 2022/449 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/274 E. , 2025/2294 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/223 E. 2022/449 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bozova Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'a (3091 sayılı Kanun) aykırılık suçundan 15/1-a maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli kararı ile 3091 sayılı Kanun'un 15/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 04.03.2021 tarihli kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 154/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturması, basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, erteleme hükmünün uygulanma koşullarının oluşmaması ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 154/2. maddesi delaletiyle 154/1, 62, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve kazanılmış hak nedeniyle sanığın neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 20.12.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/27807 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2148 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “1)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde yer ala, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra), ..." şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, incelemeye konu sanığın mahkûmiyete ilişkin kararın 01/11/2022 tarihinde anılan iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemesince sanığın incelemeye konu suçlar yönünden açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı vererek gereğinin ifası için dosyanın seri muhakeme usulü uygulanmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2)Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda Bozova Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2019 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi üzerine kararın sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki hükümler gereğince; a)Sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiği anlaşılmış ise de; sanık yönünden bu hususta aleyhe temyiz olmadığı, bu nedenlerle sanık hakkında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 04/03/2021 tarihli kararından önce tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden, yeniden kurulan hükümde Bozova Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2022 tarihli kararı ile sanığın cezasının mükerrirlere özgü olarak infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin yazılı şekilde karar verilmesinde b)Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 04/03/2021 tarihli kararından önce tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden, yeniden kurulan hükümde netice cezanın 5 ay hapis cezası yerine, 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 154/2. maddesi delaletiyle 154/1. maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanması ile 5 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 4 gün adli para cezasının da 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca paraya çevrilmesi ile 80,00 TL adli para cezasına hükmolunması gerekirken hükmün karıştırılarak 5 ay 4 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 04.03.2021 tarihli bozma kararı öncesi verilen ve yalnızca sanık tarafından istinaf edilen 20.12.2019 tarihli ilk hükümde, 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un ertelenmesine karar verildiği halde, bozma kararından sonra kurulan hükümde cezanın hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, Yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.