Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/4978 E. , 2025/4388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2265 E., 2023/1923 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün te
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/4978 E. , 2025/4388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2265 E., 2023/1923 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ...10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2022/588 Esas, 2023/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/2, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/2265 Esas, 2023/1923 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün ceza miktar yönünden kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 13 yıl hapis ve 26.000,00 TL adli para cezası olarak düzeltilerek, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-c maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, kolluğun yaptığı fiziki takibin tutanağa bağlanmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, bu yönde Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir karar olmadığı halde kolluğun kimliğini gizleyerek gizli soruşturmacı gibi hareket ettiğine, bu şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, ele geçen maddenin gramı dikkate alındığında kişisel kullanım sınırında olduğunun değerlendirilmesi gerektiğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne, kabule göre de, 5237 sayılı Kanun'un 188/6. maddesi gereğince indirim uygulanması gerektiğine, ikinci kez mükerrir sayılarak tekerrür hükümlerinin uygulanması ile aleyhe bozma yasağının ihlal edildiğine, atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 17.03.2021 tarihinde, sanık hakkında uyuşturucu madde satışı yaptığına dair ihbar üzerine kolluk tarafından belirtilen adrese gidildiği, eşgali ve ismi bildirilen şahsa uygun olarak sanığın görüldüğü, yapılan kaba üst yoklamasında, sağ cebinde satışa hazır vaziyette arkası gri renkli ön tarafı kahverengi renkli ilaç kabında içerisinde 15 adet methadon etken maddesini içeren uyuşturucu niteliğinde hap ele geçirildiği, sanıktan ele geçen telefonda yapılan incelemede, uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin bir takım mesajların bulunduğunun belirlendiği, 31.03.2021 tarihinde ise, yine hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde istihbari bilgi edinilen sanığın, bir çay ocağında bulunduğunun öğrenilmesi üzerine kolluk tarafından önce takibe alındığı, ardından sanığın yanına giden iki şahıs ile birlikte bir polis memurunun da kimliğini gizlemek suretiyle sanığın yanına gittiği, sanık ve iki şahsın madde alışverişi ile ilgili konuşmalarının ardından sanığın çağırması üzerine, polis memuru ve iki şahsın sanık ile birlikte bir araca bindikleri ve araç içerisinde sanığın, bir poşet içerisinde bulunan maddeleri şahıslara satış için gösterdiği sırada dışarıda bulunan kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine kaçmaya başladığı, trafikten dolayı aracı durdurmak zorunda kaldığı, kolluk tarafından aracın sol ön koltuğunun önüne düşen içerisinde maddelerin olduğu poşetin muhafaza altına alındığı, poşet içerisinde toplamda 650 adet methadon etken maddesini içeren uyuşturucu niteliğinde hap olduğunun tespit edildiği, Yukarıda iki farklı tarihte gerçekleşen olaylarda, sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı ve ele geçen uyuşturucu maddeleri de satış amaçlı bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak; 1. Sanığın, 17.03.2021 tarihli eylemi nedeniyle aynı gün yakalanıp gözaltına alındığı ve adli kontrol kararı ile serbest bırakıldıktan sonra 31.03.2021 tarihli ikinci eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 17.03.2021 tarihli eylemi nedeniyle yakalama işleminin yapılması ile fiili kesintinin oluştuğu gözetilerek, her bir eyleminden dolayı iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Uygulamaya göre de, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "43/1. maddesi" yerine "43/2. maddesi" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, 17.03.2021 tarihli dava konusu olayda, hakkında uyuşturucu madde satışı yaptığına dair ihbar bulunan sanıktan ele geçen uyuşturucu madde niteliğindeki hapları, telefonundaki uyuşturucu madde fotoğrafları ve mesaj kayıtları da dikkate alındığında satış amaçlı bulundurduğunun anlaşıldığı, 31.03.2021 tarihli dava konusu ikinci olayda ise, sanığın yanına giden iki şahsa katılan polis memurunun, kışkırtıcı ajan gibi davrandığına veya gizli soruşturmacı gibi hareket edip araştırma yapıp delil topladığına dair bir bilgi bulunmadığı, dosya kapsamına göre sanık hakkındaki delilin, hakkında uyuşturucu madde satışı yaptığına dair edinilen bir istihbari bilgi üzerine harekete geçilmesi sonrası sanığın bulunduğu araçtan ele geçirildiği, dolayısıyla suçun oluşumuna bir etkisi bulunmayan polis memurunun, yakalanmadan önce sanığın yanında bulunmasının, ele geçen delili hukuka aykırı hale getirmeyeceği, 15.07.1952 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile 2313 sayılı Kanun hükümlerine tabi kılınan bir uyuşturucu olan "metadon (methadone)" etken maddesini içerdiği tespit edilen suça konu tabletlerin, mevzuat hükümleri uyarınca resmi kurumların izni ile üretilen veya yetkili tabip tarafından düzenlenen reçete uyarınca satılan ilaçlardan olmadığı ve dava konusu fiilde, sanığın belirtilen nitelikteki ve ticari miktardaki maddeleri satma amacıyla bulundurduğu anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/6. maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ...Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli bozma kararı öncesi, birleşen dosyada ...14. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiğinden aleyhe bozma yasağının ihlal edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/2265 Esas, 2023/1923 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ...10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.