Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/5817 E. , 2025/6785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2205 E., 2023/1979 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hük
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/5817 E. , 2025/6785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2205 E., 2023/1979 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/610 Esas, 2023/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/2205 Esas, 2023/1979 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık Müdafinin Temyiz İstemleri Sanık hakkında beraat kararı verildiği halde vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz istemleri Uyuşturucu madde ticareti suçu sübut bulmasına rağmen sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar ...., ...., ...'ye metamfetamin sattığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde ve sanık yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olduğu ve dosya içerisinde bulunan belgelere göre müdafinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/2205 Esas, 2023/1979 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak Başkan Vekili ...'in sanık müdafine vekalet ücreti ödenmesi gerektiği üye ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçunun sübut bulması nedeni ile kararın bozulması gerektiğine ilişkin karşı düşünceleri ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafından kendisine zorunlu müdafii görevlendirildiği, yargılama sonunda beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere müdafii; "Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı" ifade etmektedir (5271 sayılı Kanun, madde 2). Bu avukatın seçilmiş ya da görevlendirilmiş olmasında avukatın hak ve sorumlulukları itibarıyla bir fark bulunmamaktadır. Nitekim Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kanuni dayanağı olan aynı Kanun'un 168. maddesinde, asgarî ücret belirleme hususunda zorunlu müdafii ile seçilmiş/vekâletnameli müdafii arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 01.06.2021 tarihli, 2018/45 Esas, 2021/234 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "avukatlık ücreti temyiz aşaması da dahil kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan işin karşılığını" ifade etmektedir. Buna ek olarak, her ne kadar Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde sanık yararına avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrasında "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." şeklindeki düzenlemeye yer verilerek, sanık lehine hükmedilecek vekalet ücretine taraf avukatının hak kazanacağı açıkça belirtilmiştir. Kanunun asgari ücret tarifesinden önce geldiği nazara alındığında sanıklara sundukları hukuki hizmet arasında fark bulunmayan seçilmiş veya görevlendirilmiş müdafilerin yargılama sonunda hükmedilecek vekalet ücreti arasında da fark bulunmaması gerektiği kabul edilmelidir. Çünkü, yukarıda da belirtildiği üzere, ücreti vekalet sanık lehine hükmedilse bile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası gereğince bu ücret avukata aittir. Bu açıklamalar ışığında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer alan; "Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." hükmü ile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı nazara alındığında, beraat eden sanık müdafii lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihi itibarıyla tarifenin ilgili bölümünde belirlenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.17.09.2025 KARŞI DÜŞÜNCE Uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin ihbar neticesinde hakkında iletişi tespit kararı alınan sanığın, olay günü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık .... ile uyuşturucu satışına ilişkin olabilecek konuşma yaptıkları, bunun üzerine yapılan fiziki takipte, ihbar ve iletişim tespit tutanakları ile uyumlu şekilde sanığın tanık ....' nin içinde bulunduğu araca bindiği ve kısa süre sonra indiğinin görüldüğü, tanık ....'nin içinde bulunduğu aracın durdurulduğu ve suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, araç içinde bulunan tanık ....'nin uyuşturucunun tanık ... tarafından araç içinde bulunan diğer tanık .... için alındığını beyan ettiği anlaşılmakla sanığın tanık .... İle yapmış olduğu görüşme içerikleri, bu görüşme içerikleri ile uyumlu fiziki takip tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübut bulduğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinden sanık hakkında verilen beraat kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 17.09.2025