Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/10155 E. , 2026/1552 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/51 Esas, 2024/1646 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Aralarındaki bağlantı sebebiyle Dairemizin 2024/24273 esasına kayıtlı dosyası ile birlikte in
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/10155 E. , 2026/1552 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/51 Esas, 2024/1646 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Aralarındaki bağlantı sebebiyle Dairemizin 2024/24273 esasına kayıtlı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/311 Esas, 2023/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2-4, 53, 54/1-4 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/51 Esas, 2024/1646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın tanık ..'nın alması için el fenerinin içinde bulunan metamfetamini benzin istasyonuna bıraktığı, tanık ..'nın istasyona gelerek el fenerini sorduğu sırada yakalandığı ve suça konu maddeye el konulduğu sanığın suça konu maddeyi tanık ..'ya temin ettiği iddiasına ilişkin olarak, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın savunmaları ve tanıkların beyanları nazara alındığında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” yerine,“ "5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine göre infazına" karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranıldığı, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.11.2024 tarihli ve 2024/51 Esas, 2024/1646 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasındaki; Sanığa verilen adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda, "5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz edileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) “ibaresinin çıkartılarak yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi, suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, tanığın alması için metamfetamini bir el fenerinin içine gizleyerek benzin istasyonuna bırakmış; tanık istasyona gelip el fenerini sorduğu sırada yakalanmış ve maddeye el konulmuştur. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi uyuşturucu madde ticaretinden 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasına hükmetmiş, Trabzon BAM 5. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. 8. Ceza Dairesi dosyayı bağlantılı başka bir dosyayla birlikte incelemiştir.
Hukuki İlke: Adli para cezası taksitlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesi uyarınca sanığa ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi gerekir; bunun yerine cezanın 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine göre infazına karar verilmesi kanuna aykırıdır. Ancak bu tür bir aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmeyip 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesi kapsamında Yargıtay tarafından düzeltilebilir.
Uygulama Sonucu: Daire, sübut ve suç vasfına yönelik temyiz itirazlarını reddetmiş; yalnızca taksitlendirme ihtarındaki ibare hatasını düzelterek hükmün düzeltilerek onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Kontrollü teslimat benzeri kurgularda (maddenin gizlenip alıcıya bırakılması) tanık beyanı ve yakalama anına ilişkin tespitler tutarlıysa ticaret vasfının onandığını gösteren bir emsaldir. Savunma açısından asıl kazanım infaz aşamasında aranmalı; adli para cezası taksitlendirilmişken hapse çevrilme ihtarının eksik veya yanlış yazılması tek başına bozma değil düzelterek onama sonucu doğurur, bu nedenle temyizi yalnız bu noktaya dayandırmak beraat beklentisi yaratmaz.