İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/11178 Karar: 2025/9192 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/11178 K.2025/9192

8. Ceza Dairesi 2025/11178 E. , 2025/9192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/722 Esas, 2018/253 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/11178 E. , 2025/9192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/722 Esas, 2018/253 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/11178 E. , 2025/9192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/722 Esas, 2018/253 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/722 Esas, 2018/253 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 12.04.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 25.08.2025 tarihli ve 2022/32322 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2025 tarihli ve KYB-2025/106908 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Şüpheli hakkında Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/10/2020 tarihli ve 2019/868 esas, 2020/647 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28/09/2022 tarihli ve 2022/1927 esas, 2022/1619 sayılı kararı ile; incelemeye konu dosyadaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulması gerektiğinin belirtildiği, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Somut olayda, şüpheli hakkında 11/09/2016 tarihli eylemi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/12/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ve şüphelinin denetim yükümlülüğüne aykırı davrandığının tespit edilmesi üzerine açılan kamu davası üzerine, yapılan yargılama sonucunda sanığın cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında 06/12/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın her ne kadar 29/12/2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, kararın bilinen ve aynı zamanda mernis adresi olan adrese anılan Kanun'un 21/1. maddesi gereğince tebliğe çıkartılması, iade gelmesi halinde mernis adresine anılan Kanun'un 21/2 maddesi uyarınca tebliğe çıkarılması gerektiği, şüphelinin mernis adresine doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu durumda kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda denetim süresinin de başladığının kabul edilemeyeceği, kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediğinden sanık hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 11.09.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2016 tarihli ve 2016/65586 Soruşturma, 2016/1866 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi ile erteleme kararının kaldırıldığı, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2017 tarihli ve2016/65586 Soruşturma, 2017/15587 Esas, 2017/11878 sayılı iddianamesi ile Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/722 Esas, 2018/253 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 12.04.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın adres kayıt sisteminde yer alan MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği,aynı Kanun'un 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1.maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23/1-8 maddesi ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği için yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 17.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/722 Esas, 2018/253 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş, ancak bu karar sanığın MERNİS adresine doğrudan tebliğ edilmiş; denetim ihlali gerekçesiyle açılan davada mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun tebliğ edilmeden kesinleşmez; kesinleşmeyen erteleme kararına dayanılarak dava açılamaz, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden CMK 223/8 gereği durma kararı verilmesi gerekir, aksi hâlde hüküm kanuna aykırıdır.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu kullanma dosyalarında erteleme kararının tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı denetlenmeli; usulsüz tebliğ hâlinde kovuşturma şartının oluşmadığı ve durma kararı verilmesi gerektiği, gerekirse kanun yararına bozma yoluyla ileri sürülebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla