Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/11708 E. , 2026/1743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/690 E. 2018/43 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/11708 E. , 2026/1743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/690 E. 2018/43 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin(Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 30.01.2018 tarihli ve 2017/6 90... /43 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 16.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2025 tarihli ve 2025/23678 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124114 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 Esas, 2025/6105 Karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 Esas, 2025/4659 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz başvuru süresi ile itiraz kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının gösterilmemesi sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 06.01.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2016 tarihli ve 2016/327 Soruşturma, 2016/4 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin gösterilmediği, B. Suça sürüklenen çocuğun tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2016 tarihli ve 2016/327 Soruşturma, 2016/491 Esas, 2016/481 sayılı iddianamesi ile ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) kamu davası açıldığı, C. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 09.05.2017 tarihli ve 2017/405 Esas, 2017/66 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62... /1 maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli ve 2017/1570 Esas, 2017/1649 Karar sayılı kararı ile hüküm duruşmasında suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafiisinin bulunmaması sebebi ile bozma kararı verildiği, D. Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 30.01.2018 tarihli ve 2017/6 90... /43 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62... /1 maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 16.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Suça sürüklenen çocuk hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresi, sürenin ne zaman başlayacağı ve itiraz kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmediği , suça sürüklenen çocuğuğa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek,"kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 30.01.2018 tarihli ve 2017/690 Esas, 2018/43 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında 10.02.2016 tarihli erteleme kararı verilmiş ancak kararda itiraz süresi, başlangıcı ve kesinleşme sonucu gösterilmediği gibi karar çocuğun müdafiine de tebliğ edilmemişti. Çocuk Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan 2. Asliye Ceza Mahkemesi 30.01.2018'de 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verip erteledi; hüküm kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay önüne geldi.
Hukuki İlke: Erteleme kararının yalnızca suça sürüklenen çocuğa değil müdafiine de tebliği gerekir; müdafie tebliğ edilmeyen ve kanun yolu unsurları açıkça gösterilmeyen karar kesinleşmediğinden çocuk hakkındaki kovuşturma şartı gerçekleşmiş sayılmaz.
Uygulama Sonucu: Daire, çocuk hakkındaki ertelenmiş mahkumiyet hükmünü CMK 309/3 gereği oy birliğiyle kanun yararına bozdu; mahkemesince durma kararı verilip kararın usulüne uygun tebliği ve kesinleşmesi sağlanmalıydı.
Dava Strateji Notu: Çocuk dosyalarında tebligat zinciri iki koldan denetlenmelidir: hem çocuğa hem müdafiine yapılan tebliğler. Müdafie tebliğ eksikliği tek başına kesinleşmeyi önlediğinden, çocukluk döneminden kalma uyuşturucu mahkumiyetlerinin kaldırılmasında bu emsal doğrudan kullanılabilir.