İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/12184 Karar: 2026/1715 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/12184 K.2026/1715

8. Ceza Dairesi 2025/12184 E. , 2026/1715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/420 E. 2017/610 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/12184 E. , 2026/1715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/420 E. 2017/610 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/12184 E. , 2026/1715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/420 E. 2017/610 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2016/4 20... /610 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 14.02.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 2025/13244 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126448 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararında itiraz süresinin ve mercinin gösterilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 15.07.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2015 tarihli ve 2015/3900 soruşturma, 2015/82 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2015 tarihli ve 2015/3900 soruşturma, 2015/1613 Esas, 2015/1470 sayılı iddianamesi ile Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/622 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında ısrar şartının gerçekleşmediği belirtilerek kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararına karşı yapılan itirazın değerlendirilmesinde Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2016/370 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, D. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile dosya tekrar ele alınarak Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2016/420 Esas, 2017/610 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... /1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 14.02.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii, itiraz süresi ve itiraz kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2016/420 Esas, 2017/610 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Rize'de 15.07.2015 tarihli kullanım amaçlı uyuşturucu bulundurma eylemi için verilen erteleme kararının ihlali iddiasıyla açılan davada mahkeme önce ısrar şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı vermiş ve buna yönelik itiraz ağır ceza mahkemesince reddedilmiş; şüphelinin yükümlülüklere yeniden uymaması üzerine dosya ele alınarak Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesince 1 yıl 8 ay hapis cezası verilip ertelenmiştir. Bakanlığın istemiyle Daire kesinleşen bu mahkumiyeti incelemiştir.

Hukuki İlke: Savcılığın erteleme kararında itiraz kanun yolunun, merciinin, süresinin ve süre başlangıcının gösterilmemesi ve usulüne uygun tebliğ edilmemesi kararın kesinleşmesini engeller; mahkemenin daha önce başka gerekçeyle durma kararı vermiş olması bu temel usul eksikliğini gidermez, kovuşturma şartı yine gerçekleşmemiş sayılır.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilip erteli mahkumiyet oy birliğiyle bozulmuştur; sürecin devamında verilen hüküm, hiç kesinleşmemiş bir erteleme kararına dayandığından yeniden durma kararı verilip usulüne uygun tebligat yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dava Strateji Notu: Dosyada evvelce durma kararı verilip itirazın reddedilmiş olması savunmayı yanıltmamalıdır; durma yalnızca ısrar şartına dayanmışsa erteleme kararının bildirim ve tebliğ kusurları ayrı ve daha güçlü bir bozma sebebi olarak sonradan da işletilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla