İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/13557 Karar: 2026/2200 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/13557 K.2026/2200

8. Ceza Dairesi 2025/13557 E. , 2026/2200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/15 E. 2017/45 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/13557 E. , 2026/2200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/15 E. 2017/45 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/13557 E. , 2026/2200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/15 E. 2017/45 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2017/15 Esas, 2017/45 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 18.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2025 tarihli ve 2025/10451 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134798 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz süresinin gösterilmemesi sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 14.05.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2016 tarihli ve 2016/54584 Soruşturma, 2016/2751 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2016 tarihli ve 2016/54584 Soruşturma, 2016/40415 Esas, 2016/33698 sayılı iddianamesi ile İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2017/15 Esas, 2017/45 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 192/3, 62/1 ve 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 18.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.06.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi, bu sürenin başlangıcı ve kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2017/15 Esas, 2017/45 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 22.06.2016 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma şüphelisi hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl denetimli serbestlik tedbirine karar vermiş, ancak bu kararda itiraz kanun yolu hiç gösterilmemiştir. Yükümlülük ihlali gerekçesiyle açılan davada İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi 6.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, kesinleşen bu karara karşı Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir.

Hukuki İlke: TCK'nın 191/2. maddesi kapsamındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı itiraz yolu açık olarak verilip şüpheliye tebliğ edilmelidir; itiraz hakkı tanınmadan tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresi de işlemeye başlamaz ve karar kesinleşmiş sayılmaz.

Uygulama Sonucu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi kanun yararına bozma istemini kabul ederek para cezasına ilişkin kararı CMK'nın 309/3. maddesi gereğince bozmuştur; erteleme kararı kesinleşmediğinden kovuşturma şartı gerçekleşmemiş, mahkemenin CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durma kararı vermesi gerekirdi.

Dava Strateji Notu: TCK 191 dosyalarında savunmanın ilk işi, dayanak erteleme kararında itiraz yolunun gösterilip gösterilmediğini ve tebliğ belgesini denetlemek olmalıdır; adli para cezasıyla sonuçlanıp kesinleşmiş eski mahkumiyetlerde dahi bu usul eksikliği kanun yararına bozma başvurusuyla sonucu ortadan kaldırabilmektedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla