Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/13648 E. , 2026/2222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/453 E., 2015/1017 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet (seçenek yaptırıma çevrilmesi) KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/13648 E. , 2026/2222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/453 E., 2015/1017 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet (seçenek yaptırıma çevrilmesi) KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/453 Esas, 2015/1017 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, 10 ay süre ile açık içki satışı yapılan yerlere giderek içki içmekten, uyuşturucu madde bulundurmak ve içmekten yasaklanma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildiği, kararın 13.11.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/18972 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134842 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulundugundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmemesi sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 09.09.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli ve 2014/90814 soruşturma, 2014/2128 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararını ihlal etmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2015 tarihli ve 2014/90814 soruşturma, 2015/8703 Esas, ... numaralı iddianamesi ile İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/453 Esas, 2015/1017 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 192/3, 62/1 ve 50/1-d maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, 10 ay süre ile açık içki satışı yapılan yerlere giderek içki içmekten, uyuşturucu madde bulundurmak ve içmekten yasaklanma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildiği, kararın 13.11.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda karara karşı başvurulacak itiraz kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi, bu sürenin başlangıcı ve kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/453 Esas, 2015/1017 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli erteleme kararında itiraz kanun yolu gösterilmemiş, tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulmaması üzerine dava açılmıştır. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesi 05.11.2015 tarihinde 10 ay hapis cezasına hükmedip bunu TCK'nın 50/1-d maddesi uyarınca 10 ay süreyle açık içki satılan yerlere gitmekten ve uyuşturucu madde bulundurup içmekten yasaklanma yaptırımına çevirmiştir.
Hukuki İlke: Erteleme kararına karşı itiraz hakkının fiilen kullanılabilmesi için kanun yolunun kararda gösterilmesi ve tebliğ zorunludur; bildirim yapılmadan kesinleşme gerçekleşmeyeceğinden yükümlülük ihlali iddiası hukuken doğmaz ve mahkemenin işin esasına girerek yaptırım belirlemesi kovuşturma şartına aykırıdır.
Uygulama Sonucu: 8. Ceza Dairesi 17.02.2026 tarihinde istemi kabul ederek hapisten çevrilen yasaklanma yaptırımına ilişkin hükmü CMK'nın 309/4-b maddesi gereğince kanun yararına bozmuştur; durma kararı verilip erteleme kararının usulüne uygun kesinleştirilmesi beklenmeliydi.
Dava Strateji Notu: Aynı mahkemenin benzer dosyalarının seri halde bozulması, belirli savcılıkların belirli dönem kararlarındaki sistematik bildirim eksikliğine işaret eder; aynı savcılıktan aynı dönemde erteleme kararı almış diğer müvekkiller için de emsal taraması yapıp toplu başvuru hazırlamak verimli bir yaklaşımdır.