İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/13876 Karar: 2026/2430 Tarih: 2026

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/13876 K.2026/2430

8. Ceza Dairesi 2025/13876 E. , 2026/2430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/326 E. 2019/191 K. SUÇ : İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsav

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/13876 E. , 2026/2430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/326 E. 2019/191 K. SUÇ : İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsav

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/13876 E. , 2026/2430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/326 E. 2019/191 K. SUÇ : İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.06.2016 tarihli iddianamesiyle hükümlüler hakkında taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ve inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85/2 ve 176. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli kararı ile taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85/2, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca hükümlüler ..., ..., ... hakkında 30.400,00 TL; hükümlü ... hakkında 24.300,00 TL adli para cezası; inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan ise tüm hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 176, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 23.11.2018 tarihli kararı ile taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği; inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun ise, doğrudan verilen adli para cezası olması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından istinaf başvurusunun reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2025 tarihli ve 2025/20538 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137272 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre ,sanığın iddianameye konu yapılan inşaatın denetimi ile görevli ... Yapı Denetim Firmasının sahibi ve yetkilisi olduğu, yeterli önlem alınmadan yıkım işlemi yapıldığı ve sanığın bu hususları denetlememek suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında inşaat veya yıkım ile ilgili emniyet kurallarına uymama ve taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın bahse konu olan eylemi ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermiş olmasına karşın 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince bir fiil ile birden farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren ve meydana gelen suçların en ağırı olan taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca inşaat veya yıkım ile ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan da hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. .. isimli inşaat şirketi bulunan hükümlü ...'ın, ... Mahallesi .. Caddesi üzerinde yeni bir bina yapmak için eski bir binayı yıktırdığı, inşaat işlerini yürütmek için de yasal zorunluluk bulunan ...'ın sahibi ve yetkilisi olduğu ... Yapı Denetim firması ile anlaştığı, gerekli ruhsatları aldıktan sonra yıkım ve yapım işlerine başladıkları, hükümlü ...'ın kızı olan ...'in de şantiye sorumlusu olarak çalıştığı, yine oğlu ...'ın da inşaat yapım işlerinde babası ile birlikte ortak çalışarak hareket ettiği, bahse konu yapacakları bina için bitişik nizamdaki eski binayı tamamen yıkıp temelini de aşağıya doğru derince kazdıkları, en son kazılan temelde düzleme faaliyeti gerçekleştirmek için iş makinesi çalıştırdıkları, bitişikte bulunan .. İş Hanı isimli .. numaralı eski binanın bu temel açılması nedeniyle ve eski olması nedeniyle tamamen çöktüğü ve enkaz haline geldiği, buradaki dairelerden birisine ücret karşılığı eşya taşımakta olan ...'nın ve ...'un inşaat enkazında kaldıkları, yine bu şahıslara eşya taşıtmakta olan ... ile ...'ın da enkaz altında kaldıkları, ...'ın ... tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ... ve ...'ün de ... tehlike geçirecek ve ... fonksiyonlarını ağır şekilde etkileyecek kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandıkları, ...'nın ise beden tramvasına bağlı kemik kırıkları ve iç organ yaralanmasından meydana gelen iç kanama ve karın göğüs boşluğunda basıya bağlı gelişen mekanik asfiksi sonucu öldüğü, olay yerinde yapılan iki keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre bina yıkılması, ölüm ve yaralanma eylemlerinin asli sorumlusunun yapım müteahhiti ile yıkım işlerini yürütenlerin olduğu yani ..., ... ... ve ...'ın olduğu, yapı denetim firması sahibi ve yetkilisi ...'ın da yıkım işlerini takibi tam olarak yapmadığından dolayı tali kusurlu olduğu iddiasıyla hükümlüler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.06.2016 tarihli iddianamesiyle taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ve inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85/2 ve 176. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2018 tarihli kararı ile taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85/2, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca hükümlüler ..., ..., ... hakkında 30.400,00 TL; hükümlü ... hakkında ise 24.300,00 TL adli para cezası; inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan ise tüm hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 176, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 23.11.2018 tarihli kararı ile taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği; inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun ise, doğrudan verilen adli para cezası olması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından istinaf başvurusunun reddine karar verildiği belirlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü ...'ın, ... İnşaat isimli şirketin sahibi ve söz konusu inşaatın müteahiti olduğu, hükümlü ... ve ... ...'ın bu inşaatın yapılması aşamasında inşaat işiyle ilgili olarak işlerin takibi, çalışan işçilerin temini ve inşaat yapılması için şantiyenin faaliyetleri ile ilgilendikleri, hükümlü ...'ın ise yapılan inşaatın denetimi ile görevli ... Yapı Denetim firmasının sahibi ve yetkilisi olduğu, söz konusu inşaatın yıkılması sonucu bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme eylemlerine ilişkin olarak hükümlüler hakkında taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ve inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan hükümlülerin eyleminin, zarar suçu niteliğinde olduğu da değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca, hükümlüler hakkında en ağır cezayı gerektiren suç olan yalnızca taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmaları ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan da mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2018 tarihli ve 2016/326 Esas, 2019/191 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlüler hakkında inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçundan hükmedilen CEZALARIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla