Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3094 E. , 2025/7789 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/589 Esas, 2023/875 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama SUÇ TARİHLERİ : 20.09.2014, 03.11.2014, 09.11.2014 HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ö
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3094 E. , 2025/7789 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/589 Esas, 2023/875 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama SUÇ TARİHLERİ : 20.09.2014, 03.11.2014, 09.11.2014 HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2019/455 Esas, 2020/760 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli, 2021/16998 Esas ve 2022/17848 Karar sayılı kararı ile; özetle, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci 1. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2023 tarihli ve 2023/416 Esas, 2023/563 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 218/2, 43, 62, 53/1-2-3 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 5 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karara sanık tarafından itiraz edilmiştir. 2. Akabinde; İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/589 Esas, 2023/875 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 216/2, 218/2, 43, 62... /1-2-3. maddeleri uyarınca 7 ay 8 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Aynı eylem nedeniyle birden fazla kez ceza tayin edildiğine ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 20.09.2014, 03.11.20 14... .11.2014 tarihlerinde Facebook isimli sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, halkın büyük bir kesiminin benimsediği İslam dinini, bu dinin peygamberini ve Ezân-ı Muhammedî’yi aşağıladığı iddiasına ilişkin olarak; Tebliğname'de suç tarihlerinin sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları yaptığı 20.09.2014, 03.11.20 14... .11.2014 tarihleri yerine sehven 03.11.20 14... .11.2014 şeklinde yazıldığı tespit edildiğinden üç paylaşım yönünden inceleme yapılmıştır. Gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında suç adının halkın bir kesimini benismeidği dini değerleri Sanık hakkında hüküm kurulurken, temel cezanın belirlenmesinde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 216/3. maddesi yerine 216/2. maddesi şeklinde yazılması hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. UYAP ortamından yapılan incelemede; sanık hakkında Twitter isimli sosyal medya hesabından 28.12.2016, 31.12.2016, 01.01.2017, 24.01.2017, 16.06.20 17... .12.2017 tarihlerinde yaptığı paylaşımlar nedeniyle halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan cezalandırılması istemiyle 10.08.2020 tarihinde iddianame düzenlendiği; yargılama neticesinde Marmara Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.01.2023 tarihli ve 2020/106 Esas, 2023/6 Karar sayılı dosyasında mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve söz konusu kararın henüz kesinleşmediği tespit edilmiştir. Ayrıca, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.09.2017 tarihli ve 2016/627 Esas, 2017/416 Karar sayılı dosyasında; sanığın 28.01.2016, 10.02.2016, 23.03.20 16... .03.2016 tarihlerinde işlediği iddia olunan halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan cezalandırılması istemiyle 08.11.2016 tarihinde iddianame düzenlendiği ve yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın istinaf incelemesinden geçerek 24.04.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Tebliğnamede bahsi geçen Marmara Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/16 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde ise başka bir dava dosyasına ait olduğu ve suçun basit yaralama suçu olduğu, 2020/106 Esas sayısı yerine sehven 2020/16 şeklinde yazıldığı tespit edilmiştir. Yargılamaya konu edilen mevcut dava dosyasında ise sanığın paylaşım tarihlerinin 20.09.2014, 03.11.20 14... .11.2014 tarihleri olduğu, UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu tespit edilen eylemlerin uzun süre geçtikten ve fiilî kesinti gerçekleştikten sonra yeni bir suç işleme kararıyla işlendiği; ayrıca, 08.11.2016 tarihli iddianameden sonra 28.12.2016, 31.12.2016, 01.01.2017, 24.01.2017, 16.06.20 17... .12.2017 tarihlerinde yeni suçların işlendiği dikkate alındığında, hukuki kesintinin de gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu itibarla zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiş ve Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanığın mükerrer cezalandırmaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça belirtildiği; vicdani kanaatin dosya içindeki belge, açık kaynak araştırma raporu ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı tespit edilmiştir. İhbarla uyumlu olan açık kaynak araştırma raporu ve sanığın ikrarına göre paylaşımların sanık tarafından yapıldığı saptanmıştır. Sanığın, halkın büyük çoğunluğunun benimsediği İslam dininin en önemli değerlerinden olan Hz. Peygamber’i ve İslam dinine inananlar için önem arz eden Ezân-ı Muhammedî’yi aşağılama şeklindeki eylemi, ihbar tutanakları ve sanığın paylaşımlarının içeriği birlikte değerlendirilerek incelenmiştir. Bu değerlendirme sonucunda, eyleminin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış olup sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/589 Esas, 2023/875 Karar sayılı kararında sanığın temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz itirazının reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak ve oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.