İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/5545 Karar: 2025/7652 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/5545 K.2025/7652

8. Ceza Dairesi 2025/5545 E. , 2025/7652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/388 E., 2023/416 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/5545 E. , 2025/7652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/388 E., 2023/416 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/5545 E. , 2025/7652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/388 E., 2023/416 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli ve 2024/3803 Esas, 2025/1043 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda özetle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.04.20 23... /388 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararının, sanık müdafiine 30.04.2023 tarihinde tebliğ olunduğu, sanık müdafiinin öğrenme üzerine 27.04.2023 tarihinde hükmü temyiz ettiği, ancak sanığın 01.08.2023 tarihli dilekçesinde; “2022/478-2022/586 sayılı dosyada almış olduğum, 12... ay hapis cezasına itiraz hakkımdan vazgeçip, dosyamı onaylatmak istiyorum” beyanında bulunduğuna, bu beyan karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 266. maddesi gereğince esastan inceleme yapılmayarak temyiz talebinin incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266. maddesindeki kanun yoluna başvurma isteminden vazgeçip vazgeçmediğinin, eğer temyiz kanun yoluna başvurmaktan vazgeçer ise, artık davasını temyiz kanun yolunda inceletemeyeceği, temyiz kanun yoluna vazgeçmeden tekrar vazgeçmenin hukuken mümkün olmadığı hususlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası' nın 36. ve 40. maddeleri ile 5271 sayılı Kanunun 266. maddeleri gereğince haklarının öğretilerek "temyiz isteminden vazgeçip vazgeçmediği" konusunda tereddüte yer bırakmayacak şekilde sanığa açıklattırılması gerekmektedir. Bunun dışında sanığın sadece "temyiz isteminden vazgeçme/dosyamın onanmasını istiyorum/temyiz hakkımdan feragat ediyorum" şeklindeki beyanlarının temyiz davasından vazgeçme hususunda sanığın dilekçe ile belirttiği istemin doğuracağı hukuki sonuçları bilerek ortaya çıkan gerçek iradesini yansıtmayacağı kuşkusuzdur. Bu itibarla hukuk devleti ilkesi ile adil yargılanma hakkı nazara alındığında sanığın haklarını öğretme yükümlülüğü çerçevesinde temyiz davasına istek şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu yani sanığın iradesi o bireyin anlayacağı şekilde ve tereddüte yer bırakmayacak bir şekilde tespit edilmeli ve sonucuna göre temyiz davasının görülüp görülmeyeceğine karar verilmelidir. İnceleme konusu dava dosyasında, sanık 01.08.2023 tarihli dilekçesinde "itiraz hakkından vazgeçtiğini" bildirmiş ise de, daha sonradan sanığın dosyaya sunduğu 07.08.2023 tarihli dilekçe ile "lehe hükümlerin uygulanmasını istediğine", 06.11.2024 tarihli dilekçesinde ise "hakkında kurulan hükmün bozulmasını istediğine" dair beyanlarda bulunduğu görülmüştür. Kanun yolu davasının açılabilmesi için ilk şart istek şartı olup, kanun yolundan vazgeçmenin ise şekil şartına tabi kılınmadığı bilinmekle birlikte, kanun yolu başvurusundan vazgeçen kişinin yaptığı vazgeçme başvurusunun hukuki sonuçları hakkında tam ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde bilgi sahibi olması gerekmektedir. Bir başka anlatımla, kanun yolu davasından vazgeçen kişi hakkında kararı bir daha kanun yolu denetimi ile inceletemeyeceğini ve hükmün kesinleşeceğini bilmeli ve bu hususta haklarının ne olduğu konusunda en küçük tereddüdü bulunmamalıdır. Bu bağlamda öncelikle "itiraz hakkından vazgeçtiği" şeklinde dilekçe veren, sonrasında ise "hakkındaki hükmün temyizen incelenmesini" isteyen sanığın kanun yoluna başvuru davasından vazgeçmenin hukuki sonuçlarını, bu dilekçenin neticesinde bir daha davasının temyiz kanun yolunda inceletemeyeceğini hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde bilmesi gerekmektedir. Anayasa'nın 40. maddesi ile güvence altına alınan "Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal eden herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir." ve yine 5271 sayılı Kanun'un 266. maddesi ile başvurudan vazgeçilmesi konusunda "Kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerlidir." şeklinde kanun yoluna başvuru hakkına ilişkin temel ilkeleri, kanun yolu davasından vazgeçme konusunda sanığın iradesinin belirlenmesinde tereddüt doğduğu hususlarında lehe yorumlamak gerekmektedir. Bu itibarla, kanun yolu davasından açık bir iradeyle vazgeçtiği belirlenemeyen sanık hakkında Dairemizce esastan inceleme yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.02.2025 tarihli ve 2024/3803 Esas, 2025/1043 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık 'itiraz hakkımdan vazgeçip dosyamı onaylatmak istiyorum' dilekçesi vermiş, ardından lehe hüküm uygulanmasını ve hükmün bozulmasını isteyen dilekçeler sunmuş; Başsavcılık temyizin CMK 266 gereği incelenmeksizin iadesini talep etmiştir.

Hukuki İlke: Kanun yolundan (temyizden) vazgeçme, sonuçları sanığa öğretilerek tereddüde yer bırakmayacak açık bir iradeyle gerçekleşmelidir; çelişkili beyanlar Anayasa 36 ve 40 ile CMK 266 ışığında sanık lehine yorumlanır ve açık vazgeçme yoksa esastan inceleme yapılır.

Uygulama Sonucu: Başsavcılık itirazının reddi

Dava Strateji Notu: Sanığın 'feragat/onansın' gibi beyanları sonradan çelişkili taleplerle birlikteyse, vazgeçme iradesinin açık ve bilinçli olmadığı ileri sürülerek esastan temyiz incelemesinin yapılması sağlanabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla