İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/8203 Karar: 2025/8343 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/8203 K.2025/8343

8. Ceza Dairesi 2025/8203 E. , 2025/8343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/164 E., 2025/190 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/8203 E. , 2025/8343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/164 E., 2025/190 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/8203 E. , 2025/8343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/164 E., 2025/190 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli kararı ile sanıklar ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b, 53. ve 58 maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli kararı hakkında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 30.01.2025 tarihli ve 2024/164 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, kamera kayıtlarında görünen kişinin ... olup olmadığının kesin olmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, diğer sanık ...'in mağduru zorla araca bindirmediğinin sabit olduğuna, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak temel hapis cezasının belirlendiğine, suç kabul edilse dahi 5237 sayılı Kanun'un 109/1. maddesinde düzenlenen suçun oluşacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın mağduru zorla araca bindirmediğine, bu hususun kamera görüntüleriyle de anlaşıldığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi görmezden gelinerek karar verildiğine, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, suç kabul edilse dahi 5237 sayılı Kanun'un 109/1. maddesinde düzenlenen suçun oluşacağına, sanığın suçu işlemediğine dair savunmalarının aksine delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, mağdurun İran uyruklu eşinin ihbarı ile başlatılan soruşturmada sanıklar ... ve ...'ın temyiz dışı sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde, yasadışı yollarla ülkemize giren ve olay tarihinde Van ilinde bulunan İran uyruklu mağdur ...'ı zorla araca bindirip İran İslam Cumhuriyeti ülkesine götürmek üzere sınır kapısına bırakmak suretiyle atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yapılan yargılama sonrasında, Mahkemece, mağdur ...'ın sanık ... ve temyiz dışı ... ... isimli kişi ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, olay günü sanık ...'in, sanık ...'ın sürücüsü olduğu araçtan inerek, mağduru durdurup bir süre konuştuktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle ikna ederek araca bindirmek suretiyle atılı suçu işledikleri, zira Mahkemece mağdura ait olduğu değerlendirilen ses kayıtlarında mağdurun "iki adam beni tuttu ve benden kimlik istediler, ben vermeyince beni deport ettiler." şeklinde beyanda bulunduğu belirtilerek sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, olay anına ilişkin görüntülerin olduğu kamera kayıtlarında ses kaydının bulunmadığı, görüntülerin incelenmesinde ise sanık ...'in mağdurun kolundan tuttuğu görülmesine karşın, mağdura yönelik açık ve bariz şekilde bir zor kullanımının tespit edilemediği gözetilerek, mail içeriğine göre evde yapılan aramada ele geçen kimlik belgesine göre isminin ... olduğu belirlenen mağdurun ve mağdurun eşi olduğunu belirten mail sahibi kişinin açık kimlik bilgileri tespit edildikten sonra bu kişilerin, İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı oldukları iddiası dikkate alınarak gerektiğinde, İran İslam Cumhuriyeti ile Hukuki ve Cezai Konularda Adli İşbirliği Anlaşması uyarınca 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu kapsamında istinabe yoluyla beyanları alınıp, hükme esas alınan ve mağdura ait olduğu değerlendirilen ses kaydının mağdura ait olup olmadığı ve mağdurun araca sanık ... tarafından cebir, tehdit veya hile kullanılarak bindirilip bindirilmediği hususları bu kişilerin beyanları ile ve diğer deliller çerçevesinde araştırılarak atılı suçun gerçekleşip gerçekleşmediği şüpheye yer bırakılmaksızın tespit edilerek, dava dosyası bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürelen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2024/164 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak Üye ...'in karış oyu nedeni ile oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Van 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Dosya kapsamına göre, 05.09.2022 tarihinde Van Valiliği'nin mail hesabına, İran uyruklu bir kişinin, kendisinin yasal yollarla, kocasının ise yasadışı yollarla Türkiye'ye Van iline 2022 yılı temmuz aylarında geldiklerini, 22.08.2022 gününden beri eşinden haber alamadığını, kocasının öncesinde İran İslam Cumhuriyet Devleti ordusunda istihbarat biriminde teğmen olarak çalıştığını, kocasının 22.08.2022 tarihinden sonra kendisine birkaç ses kaydı gönderdiğini, sonrasında kendisini arayan tanımadığı kişilerin kocasını öldürdüklerini, istedikleri şeyi vermezse kendisini de öldüreceklerini söylediklerini, bu kişilerin istedikleri şeyin kocası ile ikamet ettikleri Van ilindeki evlerinde olabileceğini belirterek gönderdiği e-mail üzerine soruşturma başlatıldığı anlaşılmıştır. Başlatılan soruşturma neticesinde, e-mail içeriğindeki tarife göre, e-mail sahibinin kocası ile yaşadığı ev tespit edilmiş, evde Sulh Ceza Mahkemesi kararı ile yapılan aramada mağdur adına düzenlenmiş askeri kimlik kartı ve mağdur adına düzenlenmiş kimlik kartı ele geçirilmiştir. Evi kiraya veren ve tanık olarak dinlenen, ... da aşamalarda evde kalan kişilerden birinin evde İran devleti tarafından düzenlenmiş kimlik kartı ele geçirilen mağdur ... olduğunu beyan ve teşhis etmiştir. Bilahare kolluk görevlilerince mail sahibinin kocası ile yaşadığını belirttiği ve mağdurun kimlik kartının bulunduğu ev temel alınarak yapılan güvenlik kamera kaydı araştırma ve incelemelerinde müştekinin kocası olan mağdurun olay günü, evden çıktıktan sonra kamera saatine göre 09.46 sularında kaldırımda yürürken, mağduru yakın mesafeden siyah tişörtlü, kimlik bilgileri sonradan tespit edilen temyiz dışı sanık ... ... isimli kişinin takip ettiği, bu takip devam ederken aynı anda mağdurun yürüdüğü kaldırımın yanına ve onun önünü kesecek şekilde gayri nizami şekilde sanık ...'ın sürücüsü olduğu siyah renkli aracın gelerek park ettiği ve araçtan sanıklardan ...'in inerek mağduru durdurduğu, mağdur ile kısa bir süre konuştuktan sonra mağdurun arkasından yürüyen temyiz dışı sanık ...'ı da durdurduğu ve sanık ...'in aracı işaret etmesinden sonra ilk olarak temyiz dışı sanık ...'ın araca bindiği, sonrasında bir süre daha mağdur ile konuşan sanık ...'in görüntüye göre mağduru kolundan tutarak araca götürüp, araca bindirdiği tespit edilmiştir. Sanıkların savunmaları aşamalarda çelişkiler içermekle birlikte, sanık savunmalarında özetle; olay tarihinden bir gün önce araba satışı nedeniyle ... isimli kişiden alacaklarını almak üzere Van merkezine geldiklerini, alacaklarını aldıktan sonra geç vakit olduğu için yola çıkmadıklarını, gece Van'da kaldıktan sonra ertesi gün kahvaltı yaparken, sanık ...'ın olay öncesinde tanıdığı temyiz dışı sanık ...'ı tesadüfen gördüklerini yukarıdaki kamera görüntüleri ile çelişecek şekilde beyanda bulunmuşlar, bilahare de ...'ın ... ilçesine kendisini ve amcasının oğlu olan mağduru götürmesini istediğini, ...'ın amcasının oğlu olduğunu söylediği, mağdur ...'ın kendisine küs olduğu için araca binmesi için onu ikna etmesini sanık ...'den istediğini, sanık ...'in bu sebeple mağdur ile konuştuğunu, mağdur ile konuştuktan sonra mağdurun kendiliğinden araca bindiğini belirtmişlerdir. Ancak bu savunmaları yukarıda belirtilen güvenlik kamera kayıtlarıyla çeliştiği gibi, mağdurun ses kayıtları ve müştekinin e-mail yolu ile yaptığı açıklama ve beyanları ile de çelişmektedir. Zira, kamera kaydına göre mağdur yolda tek başına yürür iken sanıkların bulunduğu araç, mağdurun yürüdüğü kaldırım kenarına onun önünü kesecek şekilde gayri nizami bir şekilde park edilerek, yolda yürüyen mağdurun sanık ... tarafından durdurulduğu, öncesinde de, mağdurun amcasının oğlu olduğunu söyleyen temyiz dışı sanık ...'ın mağduru uzun süre yaya olarak takip ettiği görülmektedir. Ayrıca, sanıkların temyiz dışı şüpheli ... ile olay tarihinde tesadüfen karşılaştıklarını ifade etmelerine rağmen, HTS kayıtlarına göre sanık ...'ın temyiz dışı sanık ... ile olay öncesinde ve yakın tarihte birçok kez telefon görüşmesi yaptığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, soruşturmanın, ... Valilik makamından yardım talep eden İran uyruklu bir kadının e-maili üzerine başladığı, bu mail içeriğinin de, mailde tarif edilen evde yapılan aramada ele geçen belgeler ve sonrasında güvenlik kamera görüntüleriyle doğrulandığı, sanıkların mağdurun rızası ile araca bindiği yönündeki beyanlarının da mağdurun kolundan tutularak araca bindirildiği görüntülerle çeliştiği, zira mağdurun kolundan tutularak araca bindirildiği nazara alındığında bunun mağdurun zor ve tehditle bindirildiği kanaatini oluşturduğu, aksi düşüncenin hayatın olağan akşına uygun düşmediği aksine bu görüntülerin mağdurun ses kayıtları ve müştekinin e-mail içeriği ile yani mağdurun zorla kaçırıldığı iddiası ile örtüştüğü, sanıkların savunmalarının hem aşamalarda hem de kendi içlerinde çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu ve olağan hayat akışına uygun düşmediği, bu sebeple savunmalarına itibar edilemeyeceği, kamera görüntüsüne göre mağdur ...'ın sanık ... tarafından kolundan tutularak rızası hilafına en azından hile ile araca bindirildiğinin sabit olduğu ve aracın hareket etmesi ve oradan uzaklaşması ile birlikte de suçun tamamlandığı, müştekinin de e-maili yurt dışına çıktıktan sonra attığı, eşi yanında olan müştekinin böyle bir e-mail göndermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu hali ile kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması konusunda bir şüphenin bulunmadığı ve dosyanın mevcut haliyle tekemmül ettiği ve suçun tamamlandığı bozma kararında belirtildiği üzere mağdur ya da eşinin dinlenmesinin dosyaya bir yenilik getirmeyeceği, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararının onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğu eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle dosyanın bozulması gerektiği görüşüne katılmıyorum. 04.11.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla