Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/8684 E. , 2025/10933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/42 E., 2022/190 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/8684 E. , 2025/10933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/42 E., 2022/190 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2015 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde ... 70. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararı ile hükmün açıklanarak 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5237 sayılı Kanun'un 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 22 gün hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 16.05.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2022/18098 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB- 2025/91670 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2022 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu olan ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/207 sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyeti ile 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” olmadığı, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranması halinde davanın düşeceği bunun sonucu olarak anılan kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmayıp, bu kararların kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak kabul edilme imkanı bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak hükmün açıklanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 1-) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/4 ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca tayin edilen 22 gün hapis ve 18 gün adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddei gereğince 1 gün karşılığı 20,00 Türk lirası üzerinden paraya çevrilmesi sonucunda, 22 gün hapis ve 360,00 Türk lirası adlî para cezalarına hükmedilmesi gerektiği halde, 1 ay hapis ve 360,00 Türk lirası adlî para cezalarına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, 2-) Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 3-) Hükmün kesinleşmesinden sonra infazı aşamasında, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca hükümlüye yüklenen yasak niteliği haiz mermi bulundurma suçunun temas ettiği 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinde düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığının gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve on birinci fıkrasının birinci cümlesi; “(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” Şeklinde düzenlenmiştir. Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.03.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği ihbar olunan ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/207 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında değişen suç vasfı nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olduğu belirlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 19.02.2008 tarihli ve 2006/6.MD-346 Esas, 2008/25 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen suç nedeniyle hükmün açıklanamayacağı dikkate alınmadan hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi, 2. Kabule göre de; a) Suç tarihinde, hükümlünün ikametinden 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz 9 adet fişek ele geçirildiği, 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi değiştirilerek uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödeme kapsamına alınmış olmakla, 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adli para cezası olmakla, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına girip önödemeye tabi bulunduğu cihetle Mahkemece, hükümlüye karar tarihinden önce yürürlüğe giren 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca belirlenen hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranlarında indirim yapılması suretiyle hapis cezasının 18 gün yerine 22 gün olarak hesaplanması ve sonuç olarak da hükümlü hakkında hapis cezasının 1 ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması, c) Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan hükümlü hakkındaki 22 günlük hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2022/42 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.