Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/8768 E. , 2025/10176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3176 Esas, 2024/2881 Karar SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yap
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/8768 E. , 2025/10176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3176 Esas, 2024/2881 Karar SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2024 tarihli ve 2023/1014 Esas, 2024/253 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge, farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 218/1, 43... . maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/3176 Esas, 2024/2881 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün "...Sanığın '***'ye kıyısından köşesinden bulaşan herkesin ***, keşkelerim yok.' sözlerinin bu haliyle atılı suçun unsurlarını oluşturmayacağı ancak 'Atamın neden Samsun, Sivas ve Erzurum'u seçtiği anlaşıldı, bu gerizekalıları ikna edersek gerisi kolay diye düşünmüş.' şehir isimlerini belirtmek suretiyle belli bölgeyi kastetmesi karşısında atılı suçu işlediği ancak sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca cezasında artırım yapılmış olması,..." şeklindeki gerekçeyle ve "...Dairemizce düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı kabul edildiğinden hükmün 3. ve 4. paragraflarının tamamen çıkartılarak 3. paragraf yerine Sanığın yargılama sürecindeki durumu göz önüne alınarak Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, diğer bendlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,..." yazılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "...." isimli sosyal medya hesabından 07.05.2023 tarihinde ''Atamın neden Samsun, Sivas ve Erzurum'u seçtiği anlaşıldı, bu gerizekalıları ikna edersek gerisi kolay diye düşünmüş.'' şeklinde paylaşım yaptığı; 24.06.2023 tarihli paylaşımında ise *** siyasi partisini ve partiyi destekleyenleri aşağıladığı iddiasına ilişkin olarak; Tebliğnamede suç tarihlerinin sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları yaptığı "07.05.2023, 24.06.2023" tarihleri yerine sehven "2022" şeklinde yazıldığı tespit edilmiştir. 1. 5237 sayılı Kanun'un 216/2. maddesi "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Atılı suçun oluşabilmesi için failin halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılaması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 27.10.1998 tarihli kararında bölgeyi, “idari veya ekonomik birlik, toprak veya iklim koşullarına göre belirlenen toprak parçası” olarak; başka bir kararında ise sosyal sınıfı “Toplumun yapısındaki yeri ve özelliği ile varlık kazanmış, aynı toplumsal düzeydeki fertlerin birliğinden oluşmuş, çiftçi, esnaf, mülk sahibi, tüccar, memur, işçi, idare olunan vs. gibi" şeklinde tanımlamıştır. Somut olayda; sanığın ifadelerinin yöneldiği bazı şehirlerde yaşayan kişilerin, siyasi partinin ve siyasi partiyi destekleyen kişilerin halkın "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığı" yönünden bir kesimini oluşturmadığı anlaşıldığından "suçta ve cezada kanunilik ilkesi" gereğince unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/3176 Esas, 2024/2881 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.