İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2021/27820 Karar: 2025/4916 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/27820 K.2025/4916

9. Ceza Dairesi 2021/27820 E. , 2025/4916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3405 E., 2019/1000 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2021/27820 E. , 2025/4916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3405 E., 2019/1000 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2021/27820 E. , 2025/4916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3405 E., 2019/1000 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, intikalin geç olduğuna, eksik araştırmaya, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-d maddesinin uygulanmaması gerektiğine ve suçun sübuta ermediğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle eylemin sarkıntılığı aştığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan vekili ... ile Üye ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Olayın intikal zamanı, bu anlamda intikal tarihinden 1 sene önce olduğu ve 1 hafta sonra mağdurenin annesine anlattığı iddia olunmasına rağmen 1 yıl sonra şikâyete konu edilmesi, böylesine önemli bir olayın bu kadar süre sonra intikalinin hayatın olağan akışına aykırı olması, sadece müştekinin eşinin cezaevinde olmasının geç intikal yönünden yeterli bir sebep olmayışı, tanık Sümeyyenin beyanları, mağdureyi ve sanığı bizzat yüzyüze dinleyip samimiyetlerini gözlemleyen ilk derece mahkemesinin kanaatinin sanığın suçu işlemediği yönünde olması, mağdure beyanını destekleyen başkaca delil bulunmaması, oluşan şüphenin de sanık lehine yorumlanmasının gerekmesi nazara alındığında sanığın beraatine karar veren ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun mahkûmiyete ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla