İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/28564 K.2025/2118

Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı…

Esas2021/28564Karar2025/2118Tarih13 Mart 2025Okuma5 dk · 1.055 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/28564 E., 2025/2118 K.

Karar tarihi
13 Mart 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/460 E., 2019/740 K
Suçlar
Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Temyiz ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Karar Detayı

1.055 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, dosya kapsamında mevcut delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu suçun işlendiği sabit olmasına rağmen verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B.

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, katılanın beyanlarının tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun olduğuna, adli tıp raporunda katılanda tespit edilen yaralanmaların katılanın iddiasını doğruladığına, sanığın mahkemedeki ifadesinin tevil yollu ikrar niteliğinde olduğuna, dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkindir. C.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle, katılanın hazırlık aşamasında ve yargılama sırasında çelişkiye yer vermeyen anlatımları, bu anlatımlarını destekler nitelikteki katılandan elde edilen adli tıp raporları, sanığın hayatın olağan akışına aykırı olan, her celse çelişki arz eden savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinin sabit olduğuna, sanığın olay günü katılanın evinin önüne gelmesi için telefonla katılanı aradığı yönündeki anlatımının gerçekliği konusunda HTS raporu alınmadan karar verilmesi hususlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Katılanın aşamalardaki istikrarlı ifadeleri ile bunu destekleyen tanık ...'un katılanın kendisine sanığın cinsel saldırıda bulunduğunu söyleyip onu ağlarken gördüğüne ilişkin anlatımı, katılanda darp izleri olduğuna ilişkin doktor raporu ile iç çamaşırının olay yerinde bulunduğuna ilişkin tutanak ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın müsnet suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üye ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin

1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Daire çoğunluğu tarafından sanık hakkında verilen beraat kararının bozulmasına hükmedilmişse de, dosya kapsamı, tanık anlatımları, adli muayene bulguları, olayın geçtiği yer ve zaman ile mağdurun sonraki davranışları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerinde ve hukuka uygundur. Aşağıda açıklayacağım gerekçelerle, çoğunluk görüşüne katılmıyor, yerel mahkeme kararının isabetli olduğu kanaatini taşıyorum.

Taraf anlatımları, tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eğer olay gerçekten iddia edildiği gibi cebir ve tehdit içeren bir cinsel saldırı olsaydı, mağdurun saldırının hemen ardından sanığın evine gitmesi, onun ailesiyle görüşmesi, birlikte yemek yemesi ve kendi ailesini çağırması, hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır.

Yerel Mahkemenin de gerekçesinde haklı olarak belirtildiği üzere, böyle bir davranış biçimi, saldırıya uğradığını iddia eden bir mağdurdan beklenenle örtüşmemektedir. Mağdurun olaydan önce sanıkla uzun süredir sevgili olduğu ve yaklaşık üç yıldır cinsel birliktelik yaşadığı dosyada sabittir. Mağdurun olay sonrası pantolonunu giydiğini, iç çamaşırını ise limon bahçesinde kaybettiğini beyan ettiği görülmektedir.

Olay yerinde bulunan iç çamaşırı maddi delil olarak ileri sürülse de, daha önce de taraflar arasında cinsel birliktelik olduğu ve iç çamaşırının da açık alanda bulunabileceği göz önüne alındığında, bu durum failin kastını ve rıza dışı hareketi ispatlayan bir unsur niteliği taşımaz. Olayın, toprak zeminli ve açık alan olan bir tarla üzerinde geçtiği sabittir. Bu durum hem mağdurun beyanlarıyla hem de adli raporun içeriğiyle örtüşmektedir.

Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda cinsel saldırıya işaret eden herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Cinsel saldırı suçunun oluştuğuna dair ne vajinal ne anal ne de fiziksel zorlamaya dair belirti yer almamaktadır. Raporda sadece boyun bölgesinde kızarıklık bulunduğu, bunun da basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.

Bu bulguların failin kastıyla gerçekleştirilen bir cebir eylemi sonucu mu, yoksa taraflar arasında önceki ve süregelen rızaya dayalı ilişki kapsamında mı oluştuğu hususunda kesin bir tespit yapılmamıştır. Nitekim mağdurun kendi beyanında da evden kendi rızasıyla çıktığı ve olaydan sonra sanığın evine giderek onun ailesiyle birlikte yemek yediği sabittir. Bu davranış biçimi, cebir ve tehdit içeren bir cinsel saldırı iddiasıyla bağdaşmamaktadır.

Dosyada tanık olarak dinlenen ..., mağdurun kız kardeşidir ve mağdurun sanıkla evlenmesini istemediğini açıkça beyan etmiştir. Bu nedenle, tanık ...’un beyanlarının değerlendirilmesinde içsel çelişkiler ve taraflılık şüphesi dikkate alınmalı, beyanlarının tek başına mahkûmiyet için yeterli görülmemesi gerekir.

Ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşmak yalnızca delil dosyasına bakmakla değil, o delilin mahkeme salonunda nasıl aktarıldığı, nasıl söylendiği, hangi koşullarda beyan edildiği ve bu beyana nasıl tepki verildiğiyle mümkündür. Çünkü adalet, yalnızca belgelerde yazılı olanla değil, aynı zamanda söylenenin arkasındaki insanî bağlamla kurulur.

Yargıcın yüz yüze gözlemi, ses tonunu, duraksamayı, gerilimi, sessizliği bizzat deneyimlemesi bu nedenle yargılama faaliyetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bağlamda, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, yani duruşmayı yürüten ve maddi olgularla doğrudan karşı karşıya gelen mahkemeler, deliller üzerinde vicdani kanaat geliştirme yetkisine sahip olan mercilerdir. Çünkü yalnızca onlar, delillerin “nasıl” söylendiğini ve ne hissettirdiğini gözlemleme imkânına sahiptir.

Temyiz incelemesi yapan Yargıtay ise bu doğrudanlık imkanına sahip değildir; onun görevi, yargılama faaliyetinin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğini, usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığını denetlemektir. Bu yaklaşım yalnızca ülkemizde değil, pek çok medeni hukuk sisteminde geçerli olan temel bir ilkedir. Temyiz merciinin belge üzerinden, duruşmada bulunmaksızın maddi vakıa takdiri yapması, adil yargılama ilkesine ve usul hukukunun temel yapı taşlarına uygun düşmez.

Bu itibarla, yerel mahkeme tarafından bizzat değerlendirilen ve doğrudan gözlemle şekillenen delillerin, yalnızca belgeler üzerinden yeniden yorumlanarak farklı bir sonuca ulaşılması hukuken ve mantıken mümkün değildir. Delilin kendisi kadar, mahkeme ortamındaki varoluş biçimi de anlam taşır. Bu anlamı, salt evrak incelemesiyle kurmaya çalışmak, yargılamanın doğasını göz ardı etmek olur.

Tüm anlatımlar, deliller ve tıbbi bulgular birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında mahkûmiyet kurulmasına elverişli ve şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği anlaşılmaktadır. Yerel Mahkemenin karar gerekçesi tutarlı, hayatın olağan akışıyla uyumlu ve içeriği itibarıyla hukuka uygundur.

Mahkemece dinlenen tanık beyanları ve delillerle ulaşılan kanaatin vicdani olduğu, delil takdirinin yerinde yapıldığı, mağdurun olay sonrası davranışlarının da iddiayı desteklemediği göz önüne alındığında, sanığın beraatine karar verilmesi hukuka uygundur. Sonuç olarak, yerel mahkeme kararının isabetli olduğu, mevcut dosya kapsamında çoğunluk görüşünde belirtilen gerekçelerle bir bozma kararı verilemeyeceği kanaatiyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Gerekçe
  5. IV. Karar

Karar Bilgileri

Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28564
Karar No
2025/2118
Tarih
13 Mart 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/28563 K.2026/655
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/28562 K.2025/2122
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/28561 K.2025/2734
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/28560 K.2026/736
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/28559 K.2026/1153
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/28558 K.2025/5454

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.