İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/12466 Karar: 2023/3229 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/12466 K.2023/3229

9. Ceza Dairesi 2022/12466 E. , 2023/3229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/170 E., 2022/240 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/12466 E. , 2023/3229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/170 E., 2022/240 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/12466 E. , 2023/3229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/170 E., 2022/240 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin dilekçesinin hükmün onanması yönünde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2018 tarihli ve 2017/199 Esas, 2018/274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/2585 Esas, 2018/1334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/18274 Esas, 2022/1763 Karar sayılı kararı ile mağdurenin, olayın Eylül-Ekim 2016 tarihleri içerisinde olduğunu belirtmesine rağmen 16.05.2016 tarihli tutanakta ihbar hattını 15.05.2016 tarihinde aradığının anlaşılması, ihbar içeriğinde son iki yılda isimlerini bilmediği iki farklı kişi tarafından da cinsel istismara uğradığını belirtmesi, mağdurenin ayrıntı içermeyen çelişkili ve başka delillerle desteklenmeyen ifadeleri, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararlarının yerinde olmaması ve bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/170 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eksik araştırmayla karar verildiğine, maddi gerçeğe ulaşılamadığına, mağdure ile sanığın beyanları arasındaki çelişkilerin mahkemece giderilemediğine, sanık hakkında ceza tesis edilmemesinin adalete olan güveni sarsacağına ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Mağdurenin olayın Eylül-Ekim 2016 tarihleri arasında olduğunu belirtmesine rağmen 16.05.2016 tarihli tutanakta ihbar hattını 15.05.2016 tarihinde aradığının anlaşılması, ihbar içeriğinde son iki yılda isimlerini bilmediği iki farklı kişi tarafından da cinsel istismara uğradığını belirtmesi, mağdurenin ayrıntı içermeyen çelişkili ve başka delillerle desteklenmeyen ifadeleri, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın beraatine karar vermek gerekmiş'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "Suçsuzluk" ya da "Masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede; "İn dubio pro reo" olarak ifade edilen "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkumiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin şüphede kaldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/170 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla