Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/12525 E. , 2023/2171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürü
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/12525 E. , 2023/2171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2012/1478 Esas, 2013/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 19.03.2019 tarihli ve 2015/7436 Esas, 2019/8346 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/285 Esas, 2020/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2020/6001 Esas, 2021/1735 Karar sayılı kararı ile gerekçesiz hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/136 Esas, 2021/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Bu kararın katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/24864 Esas, 2021/9809 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/51 Esas, 2020/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.09.2022 tarihli ve 9-2022/108380 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yemek esnasında herkesin gözü önünde dava konusu olayın vuku bulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, hiç kimsenin olayı görmediğine, 2 ay sonra sanığın açmış olduğu boşanma davasında bu hususu kullandığına, mağdurenin çelişkili beyanından başka delil bulunmadığına, olayın kurgu olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ... ile katılan arasında akrabalık bağı bulunduğu, birbirlerinin evine ailece gidip geldikleri, sanığın eşi ile katılan ...'nun ailesinin evine misafirliğe gittiği bir gün yemekten sonra ... mutfağa giderken sanığın, peşinden gittiği ve kalçasını avuçladığı, katılanın paniklediği, o günden sonra katılanın sanıktan uzak durduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Katılanın aşamalardaki samimi beyanları, olayın hemen akabinde durumu anlattığı tanıklar ... ile ...'in iddiayı doğrulayan ifadeleri, söz konusu hadiseyi öğrenen katılanın akrabası tanık ...'in bu nedenle sanık eşine boşanma davası açması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında mahkeme hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 7/2 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla aynı Kanun'un 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunla yapılan 58 inci maddesindeki değişiklikten (önceki) 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi denilmiş ise de değişlikten önce maddenin birinci fıkrasının son cümlesi bulunmayıp değişiklikten (sonraki) 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi bulunduğundan, sonraki yerine önceki şeklinde yapılan yazım yanlışı mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve Tebliğname'deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/51 Esas, 2020/378 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.