İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/13199 Karar: 2024/2424 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/13199 K.2024/2424

9. Ceza Dairesi 2022/13199 E. , 2024/2424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/385 E., 2021/866 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi t

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/13199 E. , 2024/2424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/385 E., 2021/866 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi t

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/13199 E. , 2024/2424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/385 E., 2021/866 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle Sanık hakkında alt sınırdan hapis cezasına hükmedilmesi ve hükmedilen hapis cezasından takdiri indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı'nın Temyiz İstemi Özetle Eylemin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, bu suçtan ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden verilen kararın bozulması gerekirken, istinaf başvurusunun reddi yönünde karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu beyanıyla hükmün bozulmasına ilişkindir. C. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğu, tanık beyanlarının duruşma zaptına eksik yazıldığı, iş yerindeki güvenlik kamerası görüntülerinin Mahkemede izlenip değerlendirilmediği ve iş yerinde keşif yapılmadığı, eylemin sarkıntılık suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmediği, sanığın atılı suçu işlemediği beyanıyla hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/385 Esas, 2021/866 Karar sayılı kararında; katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Suşehri Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla