İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/14327 Karar: 2023/7218 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14327 K.2023/7218

9. Ceza Dairesi 2022/14327 E. , 2023/7218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/20 E., 2022/1530 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ek karara ilişkin temyiz talebi bulunmadığı belirlenmiş olup, çocuğun nitelikli cinsel isti

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/14327 E. , 2023/7218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/20 E., 2022/1530 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ek karara ilişkin temyiz talebi bulunmadığı belirlenmiş olup, çocuğun nitelikli cinsel isti

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/14327 E. , 2023/7218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/20 E., 2022/1530 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ek karara ilişkin temyiz talebi bulunmadığı belirlenmiş olup, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile sınırlı olarak temyiz incelemesi yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/505 Esas, 2020/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismara teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 tarih, 2021/20 Esas, 2022/1530 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Hatalı ve eksik incelemeyle verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarına teşebbüs suçunu işlediği hususunda, maddi bulgularla ve tanık beyanları ile desteklenmeyen mağdurenin aşamalarda kısmen çelişkili (mağdur soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın, kendisinin kıyafetini çıkartarak eylemde bulunduğunu beyan etmesine rağmen mahkememizde eylemlerin kıyafetleri giyilik olduğu halde gerçekleştiğini beyan etmiştir) soyut anlatımı dışında, sanık savunmasının aksine, sanığın mahkumiyetine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, net inandırıcı delil elde edilememesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.04.2016 tarih, 2014/75 Esas, 2016/186 Karar Sayılı ilamı ile "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından gözönünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir" şeklinde ortaya koyduğu ilke de göz önünde bulundurularak sanık hakkında hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçuna teşebbüs suçlarından TCK'nın 103/2, 103/3.c, 35, 103/1-1. cümle, uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine.." şeklinde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talebi esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ...'nın doğrudan görgüye dayalı beyanları olduğu, bu hususun gerekçeli kararda tartışılmadığı ve değerlendirilmediği, Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükümlerin gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır ve belirtilen gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2021/20 Esas, 2022/1530 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla