İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/15175 Karar: 2023/1292 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/15175 K.2023/1292

9. Ceza Dairesi 2022/15175 E. , 2023/1292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sa

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/15175 E. , 2023/1292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sa

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/15175 E. , 2023/1292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 30.06.2021 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve dördüncü fıkrası gereğince kamu dava açılmış, mahkemece suç duyurusu üzerine, 24.12.2021 tarihli iddianamesi ile de sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve dördüncü fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, mahkemece birleştirme kararı verilmiştir. 2. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/263 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 37 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin,27.09.2022 tarihli ve 2022/1341 Esas, 2022/1508 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna, sanığın gece vakti herkes uyurken mağdureye cinsel istismarda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdurenin bağırması halinde evdeki herkesin duyabileceğine, mağdurenin beyanıyla sabit olduğuna göre mağdureyle babasının arasının kötü olduğuna, müştekinin sanıktan boşanmak için bu şekilde iftira attıklarına, sanığın yaşadığı kaza nedeniyle cinsel ilişki yaşayamadığına, kabul anlamına gelmemek koşuluyla mağdurenin savcılık ifadesi dikkate alınarak eylemlerin cinsel istismar kabul edilerek mağdurenin yaşı da araştırılıp tehdit fiilinin eylemin unsuru olup olmadığının tespit edilmesine ilişkindir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın eylemlerini 2014 yılından 2021 yılına kadar sürdürmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinden üst hadden cezalandırılması gerekirken (1/4) uygulanmak suretiyle alt hadden arttırım yapılmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "Katılan mağdure ...'nin aşamalarda değişmeyen anlatımları, sanığın eşi ve katılanın annesi olan katılan ...'nin anlatımları, tanık beyanları, mağdure hakkında düzenlenen adli rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın katılan mağdurenin öz babası olduğu, 2014 yılından itibaren katılanın babaannesinin evinde bulundukları zaman zarfında evde kimsenin bulunmadığı zamanlarda katılan mağdureyi değişik zaman dilimlerinde gece kaldırıp dudağından öptüğü, cinsel organını katılan mağdureye gösterdiği, katılan mağdureyi gece kucağına alıp mutfağa giderek kıyafetler üzerinden sürtünmeye çalıştığı, 1-2 yıl katılan mağdurenin babaannesinin evinde kaldıktan sonra kendi evlerine ailesiyle birlikte geçtikleri, kendi evlerine geçtikten sonra sanığın katılan mağdureye cinsel istismar eylemlerini aralıklı olarak gerçekleştirmeye devam ettiği, geceleri yanına giderek katılan mağdurenin göğüslerini ellediği, kahvaltı hazırladığı esnada arkasından gelerek cinsel organını gösterdiği, evde bulunan küçük kardeşlerini bakkala gönderip katılan mağdureyi zorla öptüğü, gece kaldırıp mutfağa götürdüğü, katılan mağdurenin 12-13 yaşlarında olduğu, orta okul 5 ya da 6.sınıfa gittiği, 2017-2018 yıllarında gerçekleşen zaman dilimi aralığında evde bulundukları sırada gece saatlerinde katılan mağdureyi kaldırıp yatak odasına götürdüğü, burada cinsel organını katılan mağdurenin cinsel organına soktuğu, bu olaydan yaklaşık 1 ay sonra aynı şekilde gece katılan mağdureyi yatağından kaldırıp çocuk odasına götürüp altını çıkarıp cinsel organını mağdurenin cinsel organına soktuğu, ikinci olaydan yaklaşık bir kaç ay sonra üçüncü kez katılan mağdureyi kucağına alarak mutfağa götürüp üzerine çıkarmadan cinsel organını sürtmeye çalıştığı, daha sonraki zamanlarda mağdurenin göğsünü ellemek, kalçasına dokunmak şeklinde cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu, mağdureyi annesini ve kardeşlerini öldürmekle tehdit ettiği, mağdureye "Çayına uyku ilacı atarım, seni öyle yaparım, ruhun bile duymaz" şeklinde tehdit ettiği, cinsel eylemleri bu şekilde gerçekleştirdiği, yaşı küçük olan mağdurenin babası olan sanıktan korktuğu ve çekindiği için uzun yıllar devam eden bu eylemleri kimseye anlatamadığı, sadece yengesi olan ...'ya şikayet tarihi olan 25.05.2021 tarihinden yaklaşık 1 yıl önce başından geçenleri anlattığı, ancak babasının bunu yapmayı bıraktığını söylemesi üzerine yengesi tanık ...'nın ailenin huzurunun bozulmaması için olayı kimseye anlatmadığı, en son 24.05.2021 tarihinde mağdurenin yengesi olan ...'ya cinsel istismara uğradığını beyan etmesi üzerine tanık ...'nın durumu katılan mağdurenin annesi olan katılan ...'ye anlattığı, katılan ...'nin bu anlatımları doğrulayacak mahiyette beyanlarda bulunduğu, kendisinin psikiyatri ilaçları kullanması nedeniyle ilaçların etkisiyle evde uyuyakaldığını, kızının korktuğu için durumu direk kendisine anlatamadığını, sanığın kızını tehdit ettiğini öğrendiğini beyan ettiği, bunun üzerine sanıktan şikayetçi olunduğu, katılan mağdurenin kardeşi olan tanık ...'nin şikayet tarihinden yaklaşık 1-2 hafta önce ablası ... ve babasının mutfakta olduğu sırada ablasının kendisine seslenmesi üzerine oraya gittiğinde ablası ile babası arasında yaklaşık 2-3 metre mesafe olduğunu gördüğünü beyan ettiği, tanık ...'nin katılan mağdure ...'nin şikayetten sonra başından geçenleri anlattığını beyan ederek katılan mağdurenin anlatımlarını desteklediği, katılan mağdure hakkında Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 06.06.2021 tarihli raporda mağdurenin beden ve ruh bakımından kendini savunabilecek durumda olduğu, kızlık zarında eski yırtıklar tespit edildiği, bakire olmadığı, 1-2 yıl önce vajinal bölgeden organ sokmak suretiyle gerçekleşen nitelikli cinsel istismar bulgusunun belirlendiği, özellikle alınan bu raporun katılan mağdurenin anlatımlarını destekleyecek nitelikte olduğu, bu itibarla katılan mağdurenin anlatımlarına üstünlük tanınarak sanığın yüklenen zincirleme şekilde cinsel istismar suçunu işlediği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık ... savunmasında öz kızına yönelik cinsel istismarda bulunmadığını, kızının ... isimli kişiyle nişanlandığını, kızlık zarında tespit edilen eski yırtıkların bundan kaynaklanmış olabileceğini, evde bu olayı gerçekleştirmesine imkan bulunmadığını beyan etmişse de: ...'in tanık olarak beyanlarına başvurulduğu, katılan mağdure ile aralarında nişan olmadığını, herhangi bir cinsel münasebet olmadığını beyan ettiği, katılan mağdurenin de bu yönde anlatımlarda bulunup başka birisiyle ilişkisinin olmadığını ifade ettiği, katılan mağdurenin annesi ...'nin psikiyatrik ilaçlar kullanması nedeniyle gece uyuyakaldığını beyan ettiği, katılan mağdurenin evde kimsenin bulunmadığı zamanlarda veya gece yattıktan sonra kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerinin gerçekleştirildiğini ifade ettiği gözetildiğinde mağdurenin kızlık zarında olayla uyumlu olarak tespit edilen eski yırtıklar hakkında inandırıcı açıklama getirmeyen sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın "Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı" suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi gözetilerek alt sınırdan 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemi öz kızına karşı gerçekleştirmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının c bendi gereğince cezasında yarı oranda artırım yapılmasına, eylemi gerçekleştirirken mağdureyi cebir ve tehditte bulunduğu, bu şekilde eylemini gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı KAnun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince cezasında yarı oranda artırım yapılmasına, sanığın eylemini aynı kasıt altında farklı zaman dilimlerinde zincirleme biçimde gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezasında takdiren 1/4 oranda artırım yapılmasına, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etki lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı Kanunun 62 inci maddesinin tatbikine, tutuklu ve gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak hükümde süreli hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi hükümlerine göre belirlenen sonuç cezanın aynı maddenin yedinci bendi gereğince 30 yıldan fazla olamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı olmakla birlikte bu hususun davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden; hüküm fıkrasındaki TCK'nın 62 nci maddesinden sonra gelmek üzere "TCK'nın 61/7 maddesinde süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı belirlenen sonuç ceza miktarının 30 yıldan fazla olamayacağı belirtildiğinden sanığın sonuç olarak 30 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin eklenmesi suretiyle, DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirtikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1341 Esas, 2022/1508 Karar sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla