Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/264 E. , 2023/6231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/687 E., 2019/1334 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince veril
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/264 E. , 2023/6231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/687 E., 2019/1334 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/348 Esas, 2018/596 Karar sayılı kararıyla sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Sanık ...'nın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/687 Esas, 2019/1334 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ise kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ise kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.01.2022 tarihli 14-2019/98956 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararların hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine yeterli somut, kesin, her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delil bulunmadığına, olay tarihinde sanık ile mağdurenin aynı odada yalnız kalmadıklarının diğer sanık ... ve tanıklar .... ile ....'nin beyanları ile sabit olduğuna, irade ve idrak kabiliyeti olmadığı tespit edilen mağdurenin hayatın olağan akışına ve dosya kapsamına aykırı soyut ifadelerine itibar edilerek mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Tanık ....'nin beyanlarının nazara alınmadığına, ayrı yargılama yapılması gerektiğine, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlememekle birlikte suçun tipiklik unsurunun da oluşmadığına, mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna ve somut delillerle ispatlanmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ve suçsuzluk karinesinin nazara alınması gerektiğine, cinsel istismar suçu açısından da eksik inceleme yapıldığına, mağdurenin beyanlarının soyut, çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın samimi ve istikrarlı beyanda bulunduğuna, şahsilik ilkesi ve kıyas yasağına aykırı karar verildiğine, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ve suçsuzluk karinesinin nazara alınması gerektiğine, tarafların yapılan yargılamada yeniden dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmediğine, savunma hakkının ihlal edildiğine, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Suç tarihinde on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olan ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi (ÇÜTF) Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalının 17.09.2018 tarihli ve 2859 sayılı raporunda orta düzeyde zeka geriliği nedeni ile cinsel istismar olayıyla ilgili fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayacağı, bu fille ilgili davraşlarını yönlendinme yeteneğinin yeterince gelişmediği belirtilen mağdurenin yanında yaşadığı anneannesi katılan ...'nin evinden katılanın gelini tanık .... ile birlikte tanık ...'in evine gitmek üzere ayrıldığı, tanık ...'in evinde bulunduğu sırada tanığın uyuyacağını söyleyip mağdureyi bir süreliğine zemin katta oturan sanık ...'nın evine gönderdiği, mağdurenin sanık ...'nın evine geldiğinde orada sanıklar ... ve ... ile birlikte bulunan tanıklar .... ve ....'nin evden ayrılmalarından sonra mağdure ve sanıkların evde yalnız kaldıkları, sanık ...'nın mağdurenin lavaboya gittiği sırada bırakmış olduğu telefonunu aldığı, daha sonra mağdureye "biz gerdeğe girdik hadi sizde girin" diyerek mağdureye ve sanık ...'e evdeki bir odayı gösterdiği, mağdure ve sanık ...'in bu odaya girdikleri, sanık ...'in bu odada mağdureye yaklaşıp kıyafetlerinin üzerinden mağdurenin özel bölgesini ve göğüslerini ellediği, cinsel organını çıkartıp istiğfar ettirecek derecede mağdurenin ağzına soktuğu, sonra halının üzerine boşaldığı, daha sonra mağdurenin oradan ayrıldığı, ayrılırken sanık ...'nın mağdureye ait telefonu kendisine verdiği, bu şekilde sanık ...'in; on beş yaşını tamamlamış olmasına rağmen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş olan mağdureye karşı nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği, diğer sanık ...'nın da; suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak suçun işlenmesini kolaylaştırmak suretiyle on beş yaşını tamamlamış olmasına rağmen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş olan mağdureye karşı nitelikli cinsel istismar suçuna yardım eden sıfatıyla katıldığı kabul edilmiştir. 2. Mahkeme bu kabulünü; sanıkların savunmaları, katılan, mağdure ve tanıkların beyanları, mağdurenin Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) ifadesi, adli görüşme değerlendirmesi, yakalama tutanağı, sorgu zaptı ve tutanaklar, kroki ve olay yeri inceleme raporu formu, adli raporlar, engelli sağlık kurulu raporu, ÇÜTF Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı raporları ve tüm dosya kapsamına göre yapmıştır. 3. Her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçları kabul etmemiş iseler de; sanıklardan ...'in hazırlık aşamasında müdafi huzurunda alınan ifadesindeki "...... ile evde yalnız kaldım, sonra sigara içmek için çocuk odasına girdim, peşimden ... geldi bana benden çok hoşlandığını beni istediğini söyledi, beni tahrik etti ... benim şortumun içine elini soktu, penisimi elledi sonra 5 dakika kadar soyunmadan seviştik. O beni öptü ben öpmedim ancak kıyafetlerinin üstünden göğüslerini elledim, yine sağ elimi eşofmanının içine soktum, tek parmağımı Ayşenin vajinasına soktum...." şeklindeki ikrara yönelik beyanları, ÇÜTF Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nın 08.06.2018 tarih ve 2173 sayılı raporu ile beyanlarına güvenilebileceği belirtilen mağdurenin aşamalarda tutarlılık arzeden beyanları, tanık anlatımları, olay inceleme raporu formu ile mağdurenin beyanları ile örtüşür şekilde olayın meydana geldiği evde oturma odasının halısının yıkanmış ve ıslak vaziyette olduğunun tespit edilmiş olması ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıkların nitelikli cinsel istismar suçu yönünden suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan savunmalarına itibar olunmamıştır. 4. Sanık ...'in eylemi nitelikli cinsel istismar suçu olarak nitelendirilmiştir. Sanık ...'nın önce mağdurenin telefonunu alması, sonra "Biz gerdeğe girdik hadi sizde girin" diyerek mağdureye ve diğer sanık ...'e evdeki bir odayı göstermesi, zeka geriliği olduğunu bildiği mağdure ile sanık ...'i odada yalnız bırakması şeklindeki eylemleri ile suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak suçun işlenmesini kolaylaştırması nedeniyle eylemi sanık ...'in işlemiş olduğu nitelikli cinsel istismar suçuna yardım eden sıfatıyla katıldığı değerlendirilmiştir. 5. Her ne kadar sanıkların mağdureyi sanık ...'nın evinde olayın olduğu odaya zorla sokarak odanın kapısını kilitlemek sureti ile mağdureye yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işledikleri iddia olunmuş ise de; dinlenen tanık beyanları ve sanıkların bu hususta aksi ispatlanamayan savunmaları ile suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin olayın gerçekleştiği eve kendi rızası ile girdiği, olaydan sonra evden kendisinin ayrıldığı, cinsel istismar suçunun işlenmesi için zorunlu olan süre dışında evde alıkonulmadığı, dolayısıyla sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanıkların bu suçtan beraatlerine karar verildiği belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıkların savunmaları, mağdurenin beyanları, katılan ... ile tanıkların anlatımları, olay yakalama, gözaltı, sorgu tutanakları, kroki ve olay yeri inceleme tutanağı, ÇÜTF Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı raporu, her türlü kolluk tutanakları, mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olan ve ÇÜTF Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalının 17.09.2018 tarihli ve 2859 sayılı raporunda orta düzeyde zeka geriliği nedeni ile cinsel istismar olayıyla ilgili fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayacağı, bu fille ilgili davraşlarını yönlendinme yeteneğinin yeterince gelişmediği belirtilen mağdurenin, yanında yaşadığı anneannesi katılan ...'nin evinden katılanın gelini tanık .... ile birlikte tanık ...'in evine gitmek üzere ayrıldığı, tanık ...'in evinde bulunduğu sırada tanığın uyuyacağını söyleyip mağdureyi bir süreliğine zemin katta oturan sanık ...'nın evine gönderdiği, mağdurenin sanık ...'nın evine geldiğinde orada sanıklar ... ve ... ile birlikte bulunan tanıklar .... ve ....'nin evden ayrılmalarından sonra mağdure ve sanıkların evde yalnız kaldıkları, sanık ...'nın mağdurenin lavaboya gittiği sırada bırakmış olduğu telefonunu aldığı, daha sonra mağdureye "Biz gerdeğe girdik hadi sizde girin" diyerek mağdureye ve sanık ...'e evdeki bir odayı gösterdiği, sanık ...'in odaya girmesi ile mağdureyi kolundan tutarak odaya girdirip arkalarından kapıyı kilitleyerek mağdurenin çıkışını engellediği, sanık ...'in bu odada mağdureye yaklaşıp kıyafetlerinin üzerinden mağdurenin özel bölgesini ve göğüslerini ellediği, cinsel organını çıkartıp istiğfar ettirecek derecede mağdurenin ağzına soktuğu, sonra halının üzerine boşaldığı, daha sonra sanık ...'nın kapı kilidini açması üzerine mağdurenin ağlayarak odadan çıkıp evden ayrıldığı, ayrılırken sanık ...'nın mağdureye ait telefonu kendisine verdiği ve somut olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir. 2. Yerel Mahkemece yürütülen kovuşturma sonunda sanık ...'in mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu gerçekleştirdiği ve bu suçun icrası kapsamında sanık ...'nın da yardım etmek suretiyle müsnet suçu işlediği sabit görülerek her iki sanığın cinsel istismar suçu yönünden mahkumiyetlerine karar verildiği, ancak sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. Verilen mahkumiyet ve beraat kararlarının sanıklar müdafileri ve katılan kurum vekili tarafından süresinde istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemeye göre, sanıklara yüklenen suçların sübutu yönünden maddi deliller ve suçun yasal unsurları ile birlikte karar yerinde tartışılması gerektiği düşüncesiyle davanın duruşmalı olarak Dairece yeniden görülmesine karar verilmiştir. 3. Dairenin duruşma açma gerekçesi doğrultusunda sanıklara isnat edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ele alınacak olursa, sanıklar her ne kadar gerek Dairede gerekse de diğer aşamalarda üzerlerine atılı suçları kabul etmemiş iseler de; sanıklardan ...'in hazırlık aşamasında müdafi huzurunda alınan ifadesindeki "...... ile evde yalnız kaldım, sonra sigara içmek için çocuk odasına girdim, peşimden ... geldi bana benden çok hoşlandığını beni istediğini söyledi, beni tahrik etti ... benim şortumun içine elini soktu, penisimi elledi sonra 5 dakika kadar soyunmadan seviştik. O beni öptü ben öpmedim ancak kıyafetlerinin üstünden göğüslerini elledim, yine sağ elimi eşofmanının içine soktum, tek parmağımı Ayşenin vajinasına soktum...." şeklindeki ikrara yönelik beyanları, bu beyanı sonrası alınan diğer aşama savunmaları incelendiğinde birbirleriyle tutarsızlıklar içeren çelişkili savunmalar niteliğinde oluşu, mağdure hakkında ÇÜTF Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 08.06.2018 tarih ve 2173 sayılı rapora göre, mağdurenin beyanlarına güvenilebileceğinin sabit oluşu, mağdurenin aşamalarda tutarlılık arzeden istikrarlı ve ısrarlı beyanları, olay inceleme raporu formu ile mağdurenin beyanları ile örtüşür şekilde olayın meydana geldiği evdeki oturma odasının halısının yıkanmış ve ıslak vaziyette olduğunun tespit edilmiş olması, mağdurenin iffetini ve namusunu ortaya koyacak düzeyde sanıklara iftira atmasını gerektirecek herhangi bir durumun veya husumetlerinin dosya kapsamına yansımamış oluşu ve dosyadaki tüm deliller bir bütün olarak ele alındığında, sanık ...'in; on beş yaşını tamamlamış olmasına rağmen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş olan mağdureye karşı, kıyafetleri üzerinden mağdurenin özel bölgesini, göğüslerini ellemek ve cinsel organını çıkartıp istiğfar ettirecek derecede mağdurenin ağzına sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği, diğer sanık ...'nın da; bu suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak suçun işlenmesini kolaylaştırmak suretiyle mağdureye karşı nitelikli cinsel istismar suçuna yardım suçunu işlediği konusunda Dairece de tam bir vicdani kanaate varıldığından, İlk Derece Mahkemesince bu suçlar yönünden kurulan mahkumiyet kararlarında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle belirlenmiş olması karşısında mahkumiyetlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenlerle istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafi ve katılan kurum vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği belirtilmiştir. 4. Sanıklara isnat edilen kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu ele alınacak olursa, somut olay mağdurenin cinsel istismar olayına maruz kalacağını düşünmeden daha önceden de birçok kez gidip geldiği komşusu olan sanık ...'nın evine gitmesiyle başlamış, burada sanık ...'nın, kendini beden veya ruh bakımından savunmayacak seviyede olan ve henüz on beş yaşını tamamlamış olmasına rağmen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş olan mağdureyi kolundan tutarak sanıkla aynı odaya koyup odanın kapısını kilitlemesi ile devam etmiş, daha sonra sanığın yukarıda da açıklandığı üzere sabit olan cinsel istismar eylemini tamamlaması ile birlikte sanık ...'nın kapı kilidini açması sonrası mağdurenin ağlayarak odadan çıkıp evden ayrılmasıyla son bulmuştur. Bu şekilde gerçekleşen sanıkların eylemleri gerek mağdurenin aşamalarda değişmeyen istikrarlı ve ısrarlı beyanlarıyla, gerekse sanıkların olayın oluş şekli ile örtüşmeyen çelişkili ve tutarsız savunmalarıyla sübut bulmuştur. Böylece tüm dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımına, sanıkların kaçamaklı savunmalarına ve hukuken geçerli kanıtlara göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde cinsel amaçla hareket ederek beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan çocuğa karşı cebir kullanmak suretiyle hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri konusunda Dairece tam bir vicdani kanaate varıldığından, Yerel Mahkemece bu suç yönünden verilen beraat kararlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. 5. Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında sanık ... ile sanık ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik olmadığından, bu suçlar yönünden yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerektiği, sanık ... ile sanık ... hakkında cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ise Dairece sabit görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarının kaldırılarak sanıkların hukuki süreçte belirtildiği şekilde cezalandırılmalarına karar verildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Olayın oluş şekli, mağdurenin beyanları, savunmalar ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, bu itibarla somut olayda atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine dair kararlar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanıklar Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/687 Esas, 2019/1334 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/687 Esas, 2019/1334 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.