İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/6376 Karar: 2023/6820 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/6376 K.2023/6820

9. Ceza Dairesi 2022/6376 E. , 2023/6820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/669 E., 2020/631 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi t

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/6376 E. , 2023/6820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/669 E., 2020/631 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi t

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/6376 E. , 2023/6820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/669 E., 2020/631 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2018/413 Esas, 2020/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.09.2020 tarihli ve 2020/669 Esas, 2020/631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2022 tarihli Tebliğnamesinde Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesi ve 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca herhangi bir temyiz sebebi göstermediğinden bahisle aynı sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Temyiz talebinin reddi" yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinin, sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırması ve sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık hakkında Nazilli Cumhuriyet Başsavcığının 07.12.2018 tarihli ve 2018/2693 Esas numaralı iddianamesi ile 2001 doğumlu olup henüz on sekiz yaşını ikmal etmeyen ve hafif düzeyde mental retardasyon engeline sahip olan mağdurenin, yaz tatilinde sanığa ait iş yerinde yaklaşık 1 hafta kadar çalıştığı, bu süreç içerisinde iş yeri sahibi sanığın farklı zamanlarda mağdureye yönelik yanağından öpmek, arkadan sarılmak, göğüslerini ellemek gibi davranışlarda bulunduğu, bu olay nedeni ile mağdurenin 2018 yılı eğitim dönemi başlangıcından itibaren davranışlarında farklılık, dalgınlık, içe kapanıklık gözlemleyen öğretmenlerinin mağdure ile konuşmaları neticesinde mağdurenin durumu öğretmenlerine anlattığı, bu aşamada mağdurenin sanığa bu şekilde bir iftira atacak herhangi bir husumetin bulunmadığı, sanığın, mağdureye karşı ve rızasına aykırı olarak vücudu üzerinde gerçekleşen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik olup devamlılık arzeden eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aşarak basit cinsel istismar boyutuna ulaşmış olduğu, aynı zamanda mağdurenin sanığın yanında işçi olarak çalıştığı dönemde gerçekleşen bu eylemlerin hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlendiği şeklindeki anlatım ile sanık hakkında kamu davası açılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mağdurenin sanığın kendisine yönelik cinsel istismarda bulunduğu yer olarak bildirdiği iş yerinde keşif yapıldığı, yapılan keşif sırasında iş yerinin fiziki özellikleri göz önüne alındığında sanığın mağdurenin beyanlarında belirttiği şekilde cinsel istismarda bulunup bunu sürdürebileceği bir ortamın bulunmadığı, yaz aylarında mağdurenin iş yerinin bulunduğu yerin yoğun insan sirkülasyonunun bulunduğu bir yer olduğu, mağdurenin de bir haftalık bir süre ile çalıştığı, bu süre zarfında sanık ile tek başına kalmadığı, sanığın eşinin de iş yerinde bulunduğu, mağdurenin mental rahatsızlığının bulunduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusunda dosyadaki deliller göz önüne alındığında şüphe unsurunun oluştuğu, şüpheden de sanığın yararlanması gerektiği, mağdurenin gelişim çağı ve yaşı göz önüne alındığında başka sebeplerden kaynaklı da durgun hale gelmiş olma ihtimalinin bulunduğu, mağdurenin bu ruh halinin sanığın davranışlarından kaynaklanıp sanığın bu eylemi gerçekleştirdiği kabulü tek başına için yeterli bir sebep olmadığı, sanık lehine oluşan şüpheden sanığın yararlanması gerektiği sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak, vicdani kanaat hasıl edici, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği değerlendirmesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılan Bakanlık vekili temyiz dilekçesinin temyiz sebepleri içerdiği anlaşılmakla Tebliğnamede temyiz talebinin reddini isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/669 Esas, 2020/631 kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla