İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/9482 Karar: 2022/10539 Tarih: 2022

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/9482 K.2022/10539

9. Ceza Dairesi 2022/9482 E. , 2022/10539 K. "İçtihat Metni" TALEP EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEPTE BULUNULAN İLGİLİ DAİRE KARARI : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/04/2022 tarihli ve 2022/4746 Esas, 2022/4031 Karar TALEPLE İLGİLİ MAHKEME KARARI : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.03.2020

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/9482 E. , 2022/10539 K. "İçtihat Metni" TALEP EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEPTE BULUNULAN İLGİLİ DAİRE KARARI : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/04/2022 tarihli ve 2022/4746 Esas, 2022/4031 Karar TALEPLE İLGİLİ MAHKEME KARARI : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.03.2020

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/9482 E. , 2022/10539 K. "İçtihat Metni" TALEP EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEPTE BULUNULAN İLGİLİ DAİRE KARARI : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/04/2022 tarihli ve 2022/4746 Esas, 2022/4031 Karar TALEPLE İLGİLİ MAHKEME KARARI : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.03.2020 tarih ve 2019/515 Esas, 2020/329 Karar TALEPLE İLGİLİ HÜKÜM : CMK'nın 286/2-g maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi TALEBE KONU SUÇ : Cinsel saldırı Cinsel saldırı suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarih ve 2017/731 Esas ve 2018/25 Karar sayılı beraat hükmüne yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13/03/2020 tarih ve 2019/515 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 26/04/2022 tarihli ve 2022/4746 Esas, 2022/4031 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddi yönündeki kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 15/06/2022 tarihli ve 9 - 2020/81313 sayılı yazısı ile " İtirazın konusu; ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararının temyizi kabil olup olmadığının belirlenmesinde cezayı artıran nitelikli hallerin gözetilip gözetilemeyeceğine dairdir. 2- Anayasanın 13. maddesinin; "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir." hükmünü, Anayasanın 36. maddesinin; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmünü, TCK'nın cinsel saldırı suçunu düzenleyen 102. maddesinin; "(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. .... (3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, ... işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır." hükümlerini, CMK'nın temyizi düzenleyen 286. maddesinin; "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; g) (On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, ... temyiz edilemez" hükümlerini içerdikleri anlaşılmaktadır. Cezayı artıran nitelikli hallerin temyiz kesinlik sınırını etkileyip etkilemeyeceği konusunda Yargıtay Ceza Dairelerinin farklı uygulamaları mevcuttur. Örneğin İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen beraat kararları yönünden CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince yapılan uygulamada, Yargıtay 9. Ceza Dairesi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararlarının temyiz kesinlik sınırı olan 10 yıllık hapis cezasının cezayı arttıran nedenlerin göz ardı edilerek belirlenmesi gerektiği görüşünde iken aynı suç yönünden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin işin esasına girerek inceleme yaptığı anlaşılmaktadır. Nitekim iddianamedeki sevk maddeleri TCK.nın 109/1, 109/3-f, 109/5 olan eylem nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair karara yönelik temyiz istemi hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesinin verdiği 01/03/2022 tarih ve 2021/13432 Esas, 2022/1734 Karar sayılı kararında, "5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kasten yaralama ve müstehcenlik suçlarıyla ilgili verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE," şeklinde temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23/02/2022 tarih ve 2021/11471 Esas, 2022/3269 Karar sayılı kararında aynı sevk maddeleri ile açılmış kamu davasında verilen beraat kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair karara karşı temyiz isteminin kabul ederek işin esasına girilmiş ve "Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin, akrabası olan sanıklar... tarafından, kuzeni olan ... ile gayri resmi olarak evlendirildiği ve bu şekilde ... ile birlikte aynı evde yaşamasına yardım edildiği anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanıklar tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nın 109/1,3-f,5, 39. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararları kaldırılarak mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine; katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması" gerekçesi beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Cezayı arttıran nitelikli hallerin ceza üst sınırını 10 yıl hapis cezasının üzerine çıkarması halinde bu gibi suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararları nitelik itibariyle kesin olmaktan çıkaracağına dair Yargıtay Ceza Daireleri arasında uygulama farklılıkları bulunmakla birlikte, cezayı arttıran nitelikli hallerin iddiaya konu olması halinde ve bu nitelikli halin temel cezayı belirleyen maddede yazılı ceza üst sınırı 10 yıl hapis cezasının üstüne çıkarması durumunda, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararların temyizinin kabil olduğu düşünülmüştür. Aksi yöndeki düşüncenin Anayasanın 13 ve 36.maddelerine aykırı olarak bir hakkın içtihat yoluyla kullanılmasının kısıtlanması niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. 3- Somut olayda sanık hakkındaki kamu davasının beden veya ruh bakımında kendisini savunmayacak durumda olan kişiye tönlik cinsel saldırı suçunu oluşturduğu iddiasına dayandığı, iddianamedeki sevk maddelerinin TCK'nın 102/1-1.cümle ve 102/3-a maddeleri olduğu, eylemin TCK'nın 102/1 madde, 1.cümle kapsamında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırıldığı, TCK'nın 102/3-a maddesi gereğince cezanın yarı oranında arttırılması halinde ceza üst sınırın 10 yıl hapis cezası aştığı ve bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararın da CMK'nın 286/2-g maddesi kapsamı dışında kaldığı düşüncesine varılmakla Yüksek Dairenin temyiz isteminin reddine dair kararına karşı CMK'nın 308. maddesi gereğince itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. " itiraz isteminde bulunulmuştur. Dosya incelenerek gereği düşünüldü: UYAP kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... hakkında, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 08/11/2016 tarih ve 2016/3725 Esas sayılı iddianamesi ile mağdur ...'e yönelik TCK'nın 102/1-1.fıkra, 102/3-a maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçundan yargılanması talebiyle açılan kamu davası sonucunda; Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarih ve 2017/731 Esas ve 2018/25 Karar sayılı kararında " Sanığın, 18 yaşından büyük, IQ'su 57 seviyesinde olan müşteki ...'e yönelik basit cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmış ise de; mağdurenin duruşmada gözlenen durumu itibariyle ve ayrıca herhangi bir cinsel ilişkiye girmediğine dair düzenlenen rapor, ancak mağdurun bu raporun aksi yöndeki çelişkili beyanları, mağdurun annesi müşteki ...'in "kızımın çamaşırında kan gördüm" şeklindeki beyanlarının rapor karşısında bir anlam ifade etmeyip söz konusu kan lekesinin başka bir nedenle oluşabilme ihtimali, tanık olarak dinlenen mağdurun ablası Senem YAREN'in beyanları, yine mağdurun babası ...'in beyanları, mağdurenin güvenilir olmayan beyanları karşısında sanığın aksi sabit olmayan savunmaları ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, mağdurla sanık arasında, ailesinin de izin verdiği kısa süreli bir arkadaşlığın olduğu kesin ise de, atılı cinsel istismar suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetini gerektirir, kesin vicdani kanaate varılamadığı" gerekçesiyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca atılı suçtan beraat kararı verildiği, Hükmün katılan mağdur vekili ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13/03/2020 tarih ve 2019/515 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararında "...Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına karşı Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, mahkemenin; soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine ve hükmün gerekçesine göre; suçun unsurları itibariyle oluşmadığı ve delillerin hükümlülüğe yeter derecede olmadığı anlaşılmakla; Katılan bakanlık suçunun sübutuna, yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğuna yönelik ve sair istinaf itirazlarının da reddi, " gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, İstinaf ilamının, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda "Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda atılı suçtan beraatine dair ilk derece mahkemesince verilen hükümle ilgili yapılan başvuru üzerine istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hüküm temyiz edilmiş ise de, müsnet suçu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 102/1-c.1. maddesinde yer alan hapis cezasının ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlerin kesin olup temyiz edilemediği " gerekçesi ile onama istekli tebliğnameye aykırı olarak temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın, temyiz edilemeyecek kararları düzenleyen 286/2 maddesindeki g bendinin, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyiz edilemeyeceğinin belirtildiği, sanığa isnat edilen eylemin kanuni düzenlemesindeki ceza miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR; Dairemizce verilen temyiz isteminin reddi kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla