İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10054 Karar: 2023/7158 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10054 K.2023/7158

9. Ceza Dairesi 2023/10054 E. , 2023/7158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/527 E., 2023/688 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince veri

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10054 E. , 2023/7158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/527 E., 2023/688 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince veri

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10054 E. , 2023/7158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/527 E., 2023/688 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren duruşmasız yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2023 tarihli ve 2022/255 Esas, 2023/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel isitsimarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2023/527 Esas, 2023/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Teşdiden ceza tayini ve vekalet ücreti istemine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta ve suç vasfına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık her ne kadar cinsel istismar iddialarını kovuşturma aşamasında reddetmiş ise de, mağdurenin öz babası olduğu, şikâyet tarihinden iki yıl önce mağdurenin maruz kaldığı cinsel istismar eylemlerinin kuzenine, annesine, erkek arkadaşına anlattığı, onların da beyanlarında bu anlatımı doğruladıkları, hatta ...'nin mağdureden delil oluşturması için ses kaydı almasını istediği ve mağdurenin telefonuna ses kayıt etme programı yüklediği, mağdurenin de bu program üzerinden sanığın en son gerçekleştirdiği 05.05.2022 tarihli eylemini kayıt ettiği, yukarıda ses kayıt içeriğinde belirtildiği üzere sanığın mağdureye cinsel amaçla dokunup ısrarcı olduğu, sürtünme gerçekleştirdiği, bu cinsel eylemlerini de müdafiisi huzurunda alınan savcılık ve sorgu beyanlarında kabul ettiği, hatta duş aldırırken penisinin kızının poposuna değdiğini dahi söylediği, sanık tutuklandıktan sonra kovuşturma aşamasında olası bir ceza almaktan kurtulmak amacıyla müdafisi huzurunda alınan önceki savunmalarından rücu ettiği, suçlamayı inkar yoluna gittiği, ancak bu inkara rağmen savunmaları arasındaki çelişkinin maddi ve gerçekçi nedenlerini belirtemediği, gerek çocuk izleme merkezince düzenlenen rapor, gerek adlî görüşme değerlendirme raporu dikkate alındığında mağdure çocuğun kovuşturma beyanları hariç tüm tanık beyanları ile soruşturma beyanlarının uyumlu olduğu, anlama, kavrama ve kendini ifade etme becerisinin yaşıyla uyumlu olduğu, yaşadığı uzun süreli olay örgüsünü zaman ve mekan kavramını içine alarak net bir şekilde anlattığı, beyanlarının birbiriyle tutarlı olduğu, 4-5 yaşlarından şikâyete geçen yaklaşık 10 yıllık süreçte yaşadıklarını birebir anlattığı, cinsiyet bilincine vardığı dokuzlu yaşlarından itibaren babası olan sanığın davranışlarındaki yanlışlığı fark edip rahatsız olduğu, şikâyet öncesinde kendisini savunamayacak durumda olduğu, ancak annesine ve yakın akrabalarına durumu anlattığı, onlarında eğitim, sosyal yapı, gelenek, kültürel durum gibi nedenlerle mağdureyi baskı altına alıp anlattıklarına inanmadıkları, oysa ses kaydının ve bu kaydı doğrulayan sanık savunmalarının mağdurenin yaşadığı cinsel istismarı ortaya çıkardığı, bu haliyle sanığın geçen süre zarfında zincirleme olarak nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, mağdure çocuğun vajinal bölgesinden değil anal bölgesinden organ sokmak suretiyle istismar ettiği, mağdurenin yaşı şikâyet tarihine çok yakın dönemde organ sokmak eyleminin gerçekleşmemiş olması nedeniyle fiziksel bulgunun anal bölgesinde oluşmayabileceği, bunun raporda da belirtildiği üzere kayganlaştırıcı madde kullanılması, hile, tehdit gibi nedenlerle direncin kırılması durumlarında anal sifinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penis girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin bulunmasının tıbben mümkün olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki sanık savunmalarına itibar edilmemiş; sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet karar verilmiştir . B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçe içerikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2023/527 Esas, 2023/688 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ve Üye ...'ün karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Yaşı küçük mağdure ailesiyle birlikte yaşadığı evlerinde babası olan sanığın kendisine karşı cinsel istismarda bulunduğunu, öğrenim gördüğü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde görevli rehber hocasına anlatmasıyla başlayan soruşturmadan bahisle, Mağdurenin Çocuk İzleme Merkezinde alınan beyanına ilişkin CD çözümünde babasının 4-5 (dört- beş) yaşlarından itibaren vücudunun cinsel bölgelerine sürtünme ve dokunmaya, cinsel organınını tutturmaya çalıştığı ''6'' (altı) yaşlarında ise cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığı, bu eylemlerini başkasına anlatması halinde her ikisinide öldüreceğini, kendisinin babasız kalacağı şeklinde tehdit ettiğini, geçen zaman içersinde sanığın eylemlerine devam ettiği, yaşadıklarını annesine anlatırken ''babam oramı buramı elliyor, göğüslerimi sıkıyor'' diye söylediği doktora muayene olmayı kabul etmediği, 7. (yedinci) sınıfta iken babası ile evde yalnız bulundukları esnada kendisine alkollü içecek içirip uyuttuğu, arka bölgesinden nitelikli istismar eylemini gerçekleştirdiği, sanığın kendisine cinsel içerikli film ve videolar izlettirdiği arkadaşı Hasanla telefonla görüşürken babasının arkasına geçerek sürtünme yoluyla boşaldığı babasının inleme sesini duyan arkadaşının bu durumu sormasına binaen durumu arkadaşına anlattığı, Sanığın alınan savunmasında eşimin bir kolunun sakat olması nedeniyle çocuklarının bakımını kendisinin yaptığı, mağdureyi yıkarken iç çamaşırlarıyla yıkadığı, bu esnada cinsel organının mağdureye değmiş olabileceğini belirttiği, Dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı ancak mağdurenin babasının kendisine yönelik basit nitelikte cinsel dokunmalarını ve eylemlerini anlattığını belirttikleri, Mağdure beyanlarında babasının organ sokma gibi nitelikli herhangi bir eylemi anlatmadığı, Mağdurenin alınan Adli raporlarında nitelikli cinsel istismara maruz kaldığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, Mağdurenin sanıkla ilgili olarak yaşadıklarının intikal şekli, görgüye dayalı olmayan tanık anlatımları, sanığın savunmaları ile mağdure beyanlarının kısmen örtüşen bölümleri ve adli raporla da göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan suçu oluşturduğundan sayın çoğunluğun görüşüne katılınılmamıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla