Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/1010 E. , 2023/2341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Sanığın temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen ve 28.12.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakem
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/1010 E. , 2023/2341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Sanığın temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen ve 28.12.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanuni süre içerisinde 09.01.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2021/255 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun ) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kanuni süresinden sonra istinaf başvurusunda bulunduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine, katılan ... ve katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.07.2022 tarihli 9 - 2022/79937 numaralı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmesi üzerine Dairemizin 10.11.2022 tarihli ve 2022/11046 Esas, 2022/10188 Karar sayılı kararı ile "Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan sanığa yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğ edilmediği anlaşıldığından, anılan kararın usulünce tebliğiyle tebellüğ belgesi eklenip, kararın temyizi halinde bununla ilgili ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdine" karar verilmiştir. 4. Sanığın temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.01.2023 tarihli ve 9 - 2023/8771 numaralı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle: Suçun mahiyeti, mağdur çocuğun olay tarihindeki yaşı ve somut olayın mağdur yaşamına etkisi nazara alınıp sanığa üst sınırdan ceza verilmesine, sanığın takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, kararı temyiz ettiklerine ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine ilişkindir. B. Sanığın Temyiz İstemi Tahliye isteminden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın, suç tarihinde on beş yaşından ... katılan mağdurenin göğsünü ağzı ile emmesi, devamında elini sokarak mağdurenin cinsel organını okşayarak sıkması, mağdurenin dudağından öpmesi şeklinde kabul edilen eyleminden cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Tüm dosya kapsamı gözetilerek mağdure hakkındaki adli muayene raporunda mağdurenin memebaşı ve etrafında meydana gelen kızarıklık dikkate alınıp sanığın "Mağdur kilo aldığını söyleyince ben de sağ elimle tutup kaldırmaya çalıştım" şeklinde açıklamasının kızarıklığın yayıldığı bölge gözönünde bulundurulduğunda inandırıcı bulunmadığının kabulüyle, sanığın savunmalarında da belirttiği üzere mağdure ve ailesi ile sanık arasında iftira atmayı gerektirecek bir husumet bulunmadığı, olayın intikal şekli, mağdurenin ayrıntı içeren istikrarlı ifadeleri, bu ifadelerin katılan ...'nin beyanları ile de tutarlı olması gerekçesiyle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek hüküm kurulduğu görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince "...Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi hatalı ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkumiyet hükmünden 4 nolu hüküm fıkrasının çıkartılarak, yerine 'katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince takdir edilen 8.200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine' cümlesinin eklenmek suretiyle..." gerekçesiyle katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilerek, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz İstemine Yönelik 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanığın temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından söz konusu hükme yönelik sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Kanuni düzenleme dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeden istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi hukuka aykırı bulunmuş, bu husus aleyhe temyiz sebebi olarak getirilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin A bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin B bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.