İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10671 Karar: 2023/7210 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10671 K.2023/7210

9. Ceza Dairesi 2023/10671 E. , 2023/7210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/421 E., 2023/78 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi K

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10671 E. , 2023/7210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/421 E., 2023/78 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi K

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10671 E. , 2023/7210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/421 E., 2023/78 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/231 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/2770 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen 19.09.2022 tarihli ve 2022/6097 Esas, 2022/7924 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma sonucunda karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/421 Esas, 2023/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile beşinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Cinsel ilişkinin rıza ile gerçekleştiğine, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçları işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın suçun nitelikli halleri konusunda kaçınılmaz hataya düştüğüne, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşıp uygulanması ve takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece "Katılanın 13/04/2020 tarihinde saat 21.00 sıralarında market alışverişini yapıp çıktıktan sonra poşetlerini taşıması için mahalleden tanıdığı sanıktan yardım istediği, sanığın poşetleri katılanın evine kadar götürdüğü, katılanın daha sonra sanığın daveti üzerine sohbet etmek için sanığa ait iş yerine gittiği, sanık ... katılanın iş yerinde sanığın ısrarları üzerine birlikte alkol aldıkları, sohbet ettikten sonra sanığın katılanın oturduğu çekyata oturarak katılanı öpmeye çalıştığı, katılanın sanığı engelmeye çalıştığı, kaçmak için kapıya yöneldiği ancak kapının kilitli olduğunu gördüğü ve bu nedenle iş yerinden kaçamadığı, sanığın katılanın direncini kırmak için başındaki ve yüzündeki çeşitli yerlere vurarak katılanın kıyafetlerini zorla çıkarttığı, sanığın bağırmaya başlayan katılanın ağzını eliyle kapadığı, katılanın iç çamaşırını parçalayarak cinsel organını katılanın cinsel organına soktuğu, bu şekilde sabah 07.00 sıralarına kadar katılana cinsel saldırıda bulunduğu, katılanın çocuklarının katılanı cep telefonundan aramaları üzerine sanığın katılanın gitmesine izin verdiği, olay sonrası alınan arama kararına istinaden sanığın evinde yapılan aramada katılana ait iç çamaşırlarının bulunduğu, alınan doktor raporu ile de sabit olduğu üzere sanığın eylemi gerçekleştirirken katılanın kafasına, yüzünün ve vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu, bu şekilde mağdureyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanığın savunmasında katılan ile rıza ile ilişkiye girdiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, katılanın aşamalarda verdiği, istikrarlı, tutarlı, oluşa uygun beyanları, katılanın sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir nedenin bulunmaması, tanık beyanı, doktor raporu, sağlık raporu, uzmanlık raporları, tutanaklar, Yargıtay bozma ilamı uyarınca alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 16/02/2023 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın hayatın olağan akışına aykırı, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek katılanı cinsel amaçla, cebir, tehdit ve hile kullanarak hürriyetinden yoksun kıldığının ve katılana yönelik vücuda organ sokmak suretiyle cinsel saldırı gerçekleştirdiğinin sabit olduğu hukuki sonuç ve vicdani kanaatine varılarak yargılama neticesinde işlediği sabit görülen vücuda organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçu ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına ilişkin gösterdiği gerekçe yerinde, yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/421 Esas, 2023/78 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla