İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10996 Karar: 2023/9053 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10996 K.2023/9053

9. Ceza Dairesi 2023/10996 E. , 2023/9053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/178 E., 2023/151 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan h

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10996 E. , 2023/9053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/178 E., 2023/151 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan h

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10996 E. , 2023/9053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/178 E., 2023/151 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/29 Esas, 2019/318 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2020/412 Esas, 2020/511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2020/412 Esas, 2020/511 Karar sayılı ilamının, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/4324 Esas, 2021/2885 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; temyiz dilekçesinde somut herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine, Katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; "Dosya içerisinde bulunan Gebze Devlet Hastanesinin 08.12.2015 günlü, 1956 sayılı raporunda mağdurede orta düzeyde mental retardasyon bulunup, IQ düzeyinin 47, engellilik durumunun %70 olduğu ve Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli adli tıp uzmanınca hazırlanan 25.01.2018 günlü, 2018/514 sayılı raporda mağdurede mevcut orta düzeyde mental reterdasyon denilen akıl zayıflığı nedeniyle maruz kaldığı cinsel saldırı suçuna karşı ruhen kendisini savunamayacak durumda olduğu bildirilmesine rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca tanzim edilen 29.05.2019 günlü raporda mağdurede tespit edilen hafif derecede zeka geriliğinin mağduru bulunduğu fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile karşı ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olmadığı, dolayısıyla mağdure ...'nin 24.01.2018, 10.01.2019 tarihlerinde (iddianamelere göre) (ifadeye göre 2015-2019 yılları arasında) mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu ve beyanlarına itibar edilebileceğinin bildirilmesi karşısında, ilk derece mahkemesince suç vasfına etkisi bakımından mağdurenin İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilip, suç tarihleri itibarıyla akıl hastalığı ve akıl zayıflığı olup olmadığı, kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, beden veya ruh bakımından fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, işlenen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı hususlarında rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. 4. Bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2021/178 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 26 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Üst sınırdan ceza tayini ve vekalet ücreti talebine ilişkindir. C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Üst sınırdan ceza tayini ve teselsül hükümleri uyarınca artırımın üst sınırdan yapılması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılamada; "Mağdurenin evvelinden beri sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığı yönünde iddialarının bulunduğu, mağdurenin iddialarını ispat etmek amacıyla sanıkla yapmış olduğu telefon görüşmesini kaydettiği, kaydettiği görüşmede de mağdure ile babası olan sanık arasındaki cinsel içerikli görüşmenin tespit edildiği görülmüş olup, sanığın ilgili telefon görüşmesini reddetmemiş olması ve eylemin başka türlü kanıtlanma imkanının da güçlüğü nazara alınarak mağdurenin kaydettiği telefon görüşmesi kayıtlarının hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirebilecek bir husumetinin bulunmaması, mağdurenin sanık hakkındaki iddialarının önceki yıllardan beri devam etmesi, mağdurenin annesi müşteki ...’in de sanığın bir gün beraber yatarlarken sanığın mağdurenin cinsel bölgelerini ellediğini görüp sanığı kovduğunu beyan etmesi ve mağdurenin yapılan adli muayenesinde Anüs muayenesinde 0,5 cm yırtık tespit edildiğinin ve bu hususun da diğer deliller ile birlikte değerlendirilmesinde cinsel saldırı sonucu gerçekleştiği kabul edilmiş" şeklindeki gerekçeyle sanığın teselsülen öz kızına yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bozma ilamı üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükümde suçun on sekiz yaşından büyük zihinsel engelli kızına karşı işlenmesi nedeni ile artırım yapılırken uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri yerine aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ücüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri yazılması düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2021/178 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla